Pierre Gassendi (Fransızca telaffuz: [pjɛʁ gasɛ̃di]; ayrıca Pierre Gassend, Petrus Gassendi, Petrus Gassendus; 22 Ocak 1592 - 24 Ekim 1655), Fransız filozof, astronom matematikçi ve Katolik rahiptir. Güneydoğu Fransa'daki bir kilisede görev yaparken, Paris'te de uzun süreler geçirdi ve burada özgür düşünceli entelektüellerden oluşan bir grubun lideri olarak öne çıktı. Aynı zamanda gözlemsel bir bilim insanıydı ve 1631'de Merkür gezegeninin Güneş'in önünden geçişine dair ilk gözlemlerini yayımladı. Bir Ay krateri olan Gassendi krateri onun adını almıştır.
Çok sayıda felsefi eser kaleme aldı. Üzerinde çalıştığı bazı görüşler önemli kabul edilmektedir; şüphecilik ile dogmatizm arasında bir yol bulmaya çalışması bunlardan birisidir. Richard Popkin, Gassendi'nin, ılımlı şüphecilik ve deneyciliğe dayalı modern "bilimsel bakış açısını" ilk formüle eden düşünürlerden biri olduğunu belirtir. Çağdaşı Descartes ile kesin bilgi olasılığı konusunda çatışmıştır. Gassendi'nin en tanınan entelektüel projesi, Epikürosçu atomculuğu Hristiyanlık ile uzlaştırma çalışmasıydı.
{tocify} $title={İçindekiler}
Hakkında bilgi nedir?
| Doğum |
22 Ocak 1592 Champtercier, Provence |
| Ölüm |
24 Ekim 1655 (63 yaşında) Paris |
| Bölgesi | Batı felsefesi |
| Okulu | Aristotelesçilik, Epikürcülük, Atomculuk, Deneycilik, Adcılık, Materyalizm, Corpuscularianizm, İlahi emir teorisi |
| Kurumu |
Aix-en-Provence Üniversitesi, Collège de France |
| İlgi alanları | Mantık, Fizik, Etik |
| Önemli fikirleri | Calor vitalis (hayati ısı) |
| Etkilendikleri | Philibert Fesaye |
| Etkiledikleri | Walter Charleton, Thomas Hobbes, John Locke, Gottfried Leibniz |
Hayatı
Kendisinden sonraki felsefi ve bilimsel spekülasyonla tavır üzerinde oldukça etkili olmuş olan Gassendi, eski ilkçağ atomculuğunu canlandırmıştır. Felsefeyi, Hellenistik dönemde Epiküros'un yaptığı gibi, mantık, fizik ve ahlak felsefesi olarak üçe ayıran Gassendi, önce Descartesçı doğuştan düşünceler anlayışına karşı çıkmış ve bilginin esas kaynağının duyular ve tümevarım olduğunu öne sürerek, deneyci bir bakış açısı benimsemiştir. Matematikçiliğinin de etkisiyle, tümdengelimden hiç vazgeçmemiş olan Gassendi, felsefi atomculuğu geleneksel maddi yorumundan sıyırmış ve onu, matematikle mekaniğin kendisine uygulanabileceği bir şekle büründürmüştür.
