fırlamak ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. nesnesiz Hızla, birdenbire bulunduğu yerden çıkmak, ayrılmak:
"Çalgıcıların oğlu, elinde kenarları zilli kocaman bir tefle ortaya fırladı." - Lâtife Tekin
2. nesnesiz Yerinden oynayıp ileriye doğru çıkıntı yapmak:
"Dalga geçen esrarkeşin gözü ne görürse kırk derece ateşle yanan adamın dışa fırlayan gözü de onu görür." - Ahmet Haşim
3. nesnesiz Fiyatı birdenbire yükselmek:
Borsada altın fiyatları fırladı.
Kelime Kökeni
Arapça mlw kökünden gelen imlāˀ إملاء "dikte etme, yazı yazdırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice mlē מל "1. dolu, 2. herekeli yani sesli harfleri bildiren noktaları doldurulmuş yazı" sözcüğünün ifˁāl vezni (IV) masdarı olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük Aramice/Süryanice #mly מלי "doldurma" kökünden türetilmiştir.
Tarihte En Eski Kaynak
[ Mukaddimetü'l-Edeb (1300 yılından önce) ]
