Müşîr (Osmanlıca: مشير), Osmanlı Devleti'nin son dönemi ve Türkiye'nin ilk yıllarında kullanılan ve hala çoğu Arap ülkesinde bulunan, tarihi kullanım bakımından orgeneral ve mareşal rütbelerine denk bir askeri rütbe.
{tocify} $title={İçindekiler}
Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti
Tarihi
1826'da Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılmasının ardından bir askerî rütbe hâline getirildi. Bilinen ilk müşîr Ahmed Fevzi Paşa olup Mabeyn Müşiri rütbesini 25 Haziran 1832 tarihinde almıştır. 1833'te ise Damat Gürcü Halil Rifat Paşa ilk Tophane Müşiri oldu.
Tanzimat döneminden I. Meşrutiyet'e kadar Osmanlı ordusunda müşîr sayısı 19'u aşmamış, II. Abdülhamid döneminde 24'e kadar yükselmiş, daha sonra İttihatçıların yaptığı askerî düzenlemeler ve tasfiyeler neticesinde yediye kadar düşürülmüştür. I. Dünya Savaşı'na girildiğinde Osmanlı Ordusu'nda hiç müşîr bulunmuyordu. 9 Nisan 1935 tarihli 2295 sayılı Kararname ile kara müşîrleri için rütbesinin karşılığı mareşal, deniz müşîrleri için ise rütbesinin karşılığı büyükamiral olarak belirlenmiştir.
| 1909-1922 Osmanlı rütbeleri | Günümüz Türkiyesindeki karşılığı |
|---|---|
| Subaylar | |
| Osmanlıca: Müşîr مشير |
Mareşal |
| Osmanlıca: Ferîk-i evvel (Serdar) فریق أول |
Orgeneral |
| Osmanlıca: Ferîk فریق |
Korgeneral |
| Osmanlıca: Mirliva مير لوا |
Tümgeneral |
| — | Tuğgeneral |
| Osmanlıca: Miralay میر آلای |
Albay |
| Osmanlıca: Kaymakam قائم مقام |
Yarbay |
| Osmanlıca: Binbaşı بڭباشی |
Binbaşı |
|
Osmanlıca: Kolağası (Sağ / Sol Kolağası) قول آغاسی |
— |
| Osmanlıca: Yüzbaşı یوزباشی |
Yüzbaşı |
| Osmanlıca: Mülâzım-ı evvel ملازم أول |
Üsteğmen |
| Osmanlıca: Mülâzım-ı sânî ملازم ثانی |
Teğmen |
| Erbaşlar | |
| Osmanlıca: Takımbaşı تقيم باشى |
— |
| Osmanlıca: Başçavuş باشچاوش |
Başçavuş |
| Osmanlıca: Başçavuş muavini باشچاوش معاوني |
Üstçavuş |
| Osmanlıca: Çavuş چاوش |
Çavuş |
| Osmanlıca: Onbaşı اونباشی |
Onbaşı |
| Erler | |
| Osmanlıca: Nefer نفر |
Er |
Osmanlı müşîrleri
- Hasan Rıza Paşa
- Topçubaşızade Mahmud Paşa
- Eneste Haseki Mehmed Selim Paşa
- Gözlüklü Mehmed Reşid Paşa
- Çerkes Hafız Mehmed Paşa
- Süleyman Refet Paşa
- Darbhor Mehmed Reşid Paşa
- Mehmed Vasıf Paşa
- Mehmed Namık Paşa
- Keçecizade Fuat Paşa
- Mütercim Mehmed Rüşdi Paşa
- Hüseyin Avni Paşa
- Mehmed Rıza Paşa
- Abdülkerim Nadir Paşa
- Süleyman Hüsnü Paşa
- Ömer Lütfi Paşa
- İstanbullu Mehmed İzzet Paşa
- Mehmed Ali Paşa
- Ahmed Esad Paşa
- Mehmed Redif Paşa
- Derviş İbrahim Paşa
- İsmail Hakkı Paşa
- Mehmed Rauf Paşa
- İbrahim Halil Paşa
- Ahmed Eyüb Paşa
- İbrahim Edhem Paşa
- Yedi Sekiz Hasan Paşa
- Kâzım Paşa
- Mehmed Yaver Paşa
- Ahmed Muhtar Paşa
- Gazi Osman Paşa
- Ali Saib Paşa
- Deli Fuad Paşa
- Mustafa Zeki Paşa
- Mehmed Zeki Paşa
- Sadettin Paşa
- Recep Paşa
- Ethem Paşa
- Mehmed Şakir Paşa
- Mahmud Şevket Paşa
- Mehmed Şükrü Paşa
- Ahmet İzzet Paşa
- Ali Rıza Paşa
- Salih Hulusi Paşa
- Zeki Paşa
- Ahmet Muhtar Paşa
- Gazi Muhammed Paşa
Kara ve Hava Kuvvetleri Rütbe İşaretleri
![]() |
| 1933-1935 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1924-1933 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1920-1924 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1909-1922 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1876-1909 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1856-1876 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
Deniz Kuvvetleri Rütbe İşaretleri
![]() |
| 1909-1935 arası kullanılan müşîr rütbe işareti |
![]() |
| 1861-1876 arası kullanılan reis paşa rütbe işareti |
![]() |
| 1856-1861 arası kullanılan reis paşa rütbe işareti |
Mısır Krallığı
Rütbe İşareti
![]() |
| Mısır Krallığı tarafından kullanılan müşîr rütbe işareti |
müşir ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
müşir (I)
isim, eskimiş, (müşi:r), Arapça muşīr
► mareşal:
"Sakarya zaferi ile gazi ve müşir Mustafa Kemal Paşa tam otoritesini elde etmiştir." - Falih Rıfkı Atay
müşir (II)
Arapça muşʿir
1. sıfat, eskimiş Yazı ile bildiren, haber veren.
2. isim, eskimiş teknik Taşıtlarda motorun ısı durumunu göstergeye yansıtan araç.
3. isim, eskimiş fizik ► gösterge.
Kelime Kökeni
Arapça şwr kökünden gelen muşīr مشير "işaret eden, gösteren, gösterge " sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça işārat إشارة "gösterme" sözcüğünün ifˁāl vezni (IV) failidir. Daha fazla bilgi için işaret maddesine bakınız.
Tarihte En Eski Kaynak
- "danışman, yol gösteren" [ Seydi Ali Reis, Mirat-ül Memalik (1557) ]
- "Osmanlı ordusunda vezaret karşılığı olan en yüksek rütbe" [ Ahmet Vefik Paşa, Lugat-ı Osmani (1876) ]









