kurtulmak ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. nesnesiz Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak:
"Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler." - Aka Gündüz
2. -den İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak:
"Her gülüşte, ihtiyarlığın içlerine çöktürdüğü birkaç yıldan kurtularak çocuk masumluğuyla güldüler." - Halikarnas Balıkçısı
3. -den Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak; kopmak:
"Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü." - Refik Halit Karay
4. nesnesiz Bağını koparıp kaçmak:
At kurtulmuş.
5. nesnesiz, mecaz Hamile kadın tehlikesiz bir biçimde doğum yapmak:
Kadın sabaha karşı kurtulmuş.
6. nesnesiz, mecaz Acı ve eziyet çekmeden veya çekerken ölmek.
Kelime Kökeni
Arapça mlw kökünden gelen imlāˀ إملاء "dikte etme, yazı yazdırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice mlē מל "1. dolu, 2. herekeli yani sesli harfleri bildiren noktaları doldurulmuş yazı" sözcüğünün ifˁāl vezni (IV) masdarı olabilir; ancak bu kesin değildir. Bu sözcük Aramice/Süryanice #mly מלי "doldurma" kökünden türetilmiştir.
Tarihte En Eski Kaynak
[ Mukaddimetü'l-Edeb (1300 yılından önce) ]
