bellek

 

bellek

Bellek ya da haf─▒za, ya┼čananlar─▒, ├Â─črenilen konular─▒, bunlar─▒n ge├žmi┼čle ili┼čkisini bilin├žli olarak zihinde saklama g├╝c├╝d├╝r.

{tocify} $title={─░├žindekiler}

Haf─▒za (bellek)

Psikolojide haf─▒za, bir organizman─▒n bilgiyi depolama, saklama ve sonras─▒nda ise geri ├ža─č─▒rma yetene─či olarak tan─▒mlanm─▒┼čt─▒r. Veya di─čer bir bak─▒┼č a├ž─▒s─▒yla, araya giren belli bir s├╝reden sonra deneyimin davran─▒┼člarda etkisini g├Âstermesi, deneyimin izinin bir ┼čekilde sakland─▒─č─▒n─▒ g├Âsterdi─čine g├Âre bu saklama i┼člemine bellek denmektedir. Haf─▒zayla ilgili ilk ├žal─▒┼čmalar felsefe alan─▒nda yap─▒lm─▒┼č olup daha ├žok haf─▒za geli┼čtirme teknikleri ├╝zerinde yo─čunla┼čm─▒┼čt─▒r. 19. y├╝zy─▒l─▒n sonlar─▒nda Ebbinghaus kendi ├╝zerinde yapt─▒─č─▒ deneyleri ele alm─▒┼č olsa da esas olarak 1950'lerden sonra bili┼čsel psikoloji (cognitive psychology) yakla┼č─▒m─▒ i├žerisinde ele al─▒nm─▒┼č; bu yakla┼č─▒mla olu┼čturulan ilk bellek modellerinden biri Atkinson ve Shiffrin'in olu┼čturduklar─▒ ├╝├ž a┼čamal─▒ bellek modelidir. Bellek konusu, son y─▒llarda ise bili┼čsel psikoloji ve sinirbilimin temel konular─▒ndan birisi olagelmi┼čtir.

Haf─▒za a┼čamalar─▒

Haf─▒zan─▒n s─▒n─▒fland─▒r─▒lmas─▒nda s├╝reye, bilginin do─čas─▒na ve geri ├ža─čr─▒lmas─▒na ba─čl─▒ olan birka├ž s─▒n─▒fland─▒rma yolu vard─▒r. Bilgi i┼člem prosed├╝r├╝ perspektifinden bak─▒ld─▒─č─▒nda haf─▒zan─▒n olu┼čturulmas─▒ ve bilginin geri ├ža─čr─▒lmas─▒nda ├╝├ž ana safha vard─▒r:

  • Kodlama ve kaydetme (Al─▒nan bilginin i┼členmesi ve birle┼čtirilmesi)
  • Depolama (Kodlanan bilginin s├╝rekli bir kayd─▒n─▒n olu┼čturulmas─▒)
  • Geri ├ža─čr─▒lma veya hat─▒rlama (Aktivite veya i┼člem sonucu olu┼čan ipucunun bilgiyi depodan geri ├ža─č─▒rmas─▒ veya hat─▒rlatmas─▒)

Depolama a┼čamas─▒

Depolama a┼čamas─▒ ├╝├ž ana s─▒n─▒fa ayr─▒l─▒r: Duyusal haf─▒za, k─▒sa s├╝reli haf─▒za ve uzun s├╝reli haf─▒za.

Duyusal haf─▒za

Bir nesne alg─▒land─▒ktan sonra ilk 200-500 milisaniye (ki┼čiden ki┼čiye de─či┼čebilir) i├žerisinde duyusal haf─▒za devrededir. O nesneye bakabilme ve bir iki saniyelik g├Âzlem sonras─▒nda neye benzedi─činin hat─▒rlanmas─▒ veya ezberlenmesi duyusal haf─▒zan─▒n ├Ârnekleridir. Denekler, kendilerine ├žok k─▒sa bir s├╝re i├žin g├Âsterilen nesneler hakk─▒nda genellikle g├Âzlem sonras─▒ hat─▒rlay─▒p rapor edebileceklerinden daha fazlas─▒n─▒ g├Ârd├╝klerini iddia ederler. Duyusal haf─▒zan─▒n bu ┼čekli ile ilgili ilk deneyler George Sperling taraf─▒ndan “K─▒smi Bildirim Paradigmas─▒” kullan─▒larak yap─▒lm─▒┼čt─▒r. Deneklere 3 s─▒ra halinde 4’er harf bulunan 12 harfli tablolar k─▒sa s├╝reli olarak g├Âsterilmi┼č ve daha sonra hangi harfin hangi s─▒rada oldu─čunu bilmeleri istenmi┼čtir. Sperling bu “K─▒smi Bildirim Paradigmas─▒” deneyine dayanarak duyusal haf─▒zan─▒n teorik olarak s─▒n─▒rs─▒z oldu─čunu, yani alg─▒lanan t├╝m i├žeri─čin ├žok k─▒sa bir s├╝re olsa da t├╝m├╝yle duyusal bellekte kald─▒─č─▒n─▒ ancak ├žok ├žabuk ┼čekilde (birka├ž y├╝z milisaniye i├žerisinde) yitirildi─čini g├Âstermi┼čtir. ├çabuk yitirilmesi nedeniyle kat─▒l─▒mc─▒lar unutma meydana gelmeden 12 harfin tamam─▒n─▒ bildirememi┼člerdir. Bu tip haf─▒za tekrarlama veya prova ile uzun s├╝reli hale getirilemez. Duyusal haf─▒zan─▒n s├╝resi g├Ârsel modalitede 200-500 milisaniye iken i┼čitsel modalitede d├Ârt saniye kadar s├╝rmektedir ki bu sayede konu┼čman─▒n s├╝rd├╝r├╝lebilmesi m├╝mk├╝n olmaktad─▒r.

K─▒sa s├╝reli haf─▒za

Duyusal haf─▒za ile elde edilen bilginin bir k─▒sm─▒ k─▒sa s├╝reli haf─▒zaya iletilir. K─▒sa s├╝reli haf─▒za hat─▒rlama denemesi veya prova yapmadan birka├ž saniye i├žerisinde bazen bir dakikaya kadar geri ├ža─čr─▒labilmeyi m├╝mk├╝n k─▒lar. Fakat bunun da kapasitesi ├žok s─▒n─▒rl─▒d─▒r. George A. Miller Bell laboratuvarlar─▒nda yapt─▒─č─▒ deneylerde k─▒sa s├╝reli haf─▒zan─▒n depolama kapasitesinin 7 (+ veya –) 2 nesne oldu─čunu me┼čhur “Sihirli say─▒ : 7+-2” listesiyle g├Âstermi┼čtir. G├╝n├╝m├╝zde yap─▒lan tahminler ise k─▒sa s├╝reli haf─▒zan─▒n kapasitesinin daha az oldu─ču y├Ân├╝ndedir. (4-5 kadar). Ancak gruplama yoluyla art─▒r─▒labilece─čini de belirtmektedir. ├ľrne─čin a┼ča─č─▒daki harfler ┼ču s─▒rayla g├Âsterildi─činde:

FBIPHDTWAIBM

─░nsanlar ├žok az─▒n─▒ ancak birka├ž─▒n─▒ hat─▒rlayabilmektedir. Fakat a┼ča─č─▒daki gibi gruplar halinde g├Âsterildi─činde;

FBI PHD TWA IBM

Bu durumda neredeyse tamam─▒n─▒ hat─▒rlama meydana gelebilir. Bunun sebebi de bu ┼čekilde bilginin anlaml─▒ k├╝├ž├╝k gruplara ayr─▒lm─▒┼č olmas─▒d─▒r. Her ne kadar yukar─▒daki k─▒saltmalar anlaml─▒ olsa da, herhangi bir ┼čey ifade etmeyen veya hat─▒rlatmayan k─▒saltmalarda da optimum grup harf say─▒s─▒n─▒n ├╝├ž oldu─ču Herbert Simon taraf─▒ndan ortaya koyulmu┼čtur. Baz─▒ ├╝lkelerde telefon numaralar─▒n─▒n ├╝├žl├╝ harf gruplar─▒ halinde yaz─▒lmas─▒ da bu nedenledir. K─▒sa s├╝reli haf─▒zan─▒n g├Ârselden ziyade akustik (i┼čitsel) olarak ┼čifrelendi─či ve akustik olarak birbirine benzeyen (dog, hog, fog, bog) gibi kelime gruplar─▒n─▒n bir arada tam olarak bu y├╝zden hat─▒rlanamad─▒─č─▒n─▒ Conrad (1964) testlerinde bulgu olarak g├Âstermi┼čtir.

Uzun s├╝reli haf─▒za

K─▒sa s├╝reli haf─▒za ve duyusal haf─▒zaya z─▒t olarak, uzun s├╝reli haf─▒zada daha ├žok bilgi uzun s├╝reler boyunca (bazen ├Âm├╝r boyu) saklanabilir. ├ľrne─čin, 7 haneli bir say─▒y─▒ okuduktan birka├ž saniye i├žerisinde hemen unutabiliriz ve k─▒sa s├╝reli haf─▒zada ancak bu kadar tutulmu┼č olur. Ancak telefon numaralar─▒n─▒ tekrar yoluyla ezberleyip y─▒llar boyunca ezberde tutabiliriz ki bu da uzun s├╝reli haf─▒zada depolanmas─▒ndan kaynaklan─▒r. K─▒sa s├╝reli haf─▒za ┼čifrelemeyi akustik olarak yaparken, uzun s├╝reli haf─▒za semantik olarak (anlamsal) ┼čifreleme yapar. Baddeley (1966) yapt─▒─č─▒ testlerde deneklerin 20 dakika sonras─▒nda hat─▒rlamakta zorluk ├žekti─či s├Âzc├╝k gruplar─▒n─▒n, benzer manaya gelen “b├╝y├╝k, kocaman, devasa, iri” gibi s├Âzc├╝kler oldu─čunu g├Âstermi┼čtir. K─▒sa s├╝reli haf─▒za “N├Âronal haberle┼čmeyi sa─člayan ta┼č─▒y─▒c─▒ yap─▒larla” desteklenir ve beynin ├Ân lobu (├Âzellikle dorsolateral prefrontal kortex) ile paryetal lobuyla ba─člant─▒l─▒d─▒r. Uzun s├╝reli haf─▒za ise beyne yay─▒lm─▒┼č daha sabit ve uzun s├╝reli n├Âral ba─člant─▒larla ili┼čkilidir. Bilginin k─▒sa s├╝reliden uzun s├╝reli haf─▒zaya konsolide edilmesinde, (depolama i┼člemi bizzat burada meydana gelmese de) hippocampus b├Âlgesi rol oynar.

Uykunun ba┼čl─▒ca fonksiyonlar─▒ndan biri de bilginin konsolidasyonunu sa─člamakt─▒r. Bu y├╝zden haf─▒za e─čitim ve test aras─▒nda uyku ihtiyac─▒n─▒n yeterli olarak kar┼č─▒lanmas─▒ ile geli┼čim g├Âsterir.

Modeller

Haf─▒za modelleri, haf─▒zan─▒n nas─▒l ├žal─▒┼čt─▒─č─▒na dair soyut g├Âsterimler ortaya koyar. A┼ča─č─▒da g├Âr├╝lecek olan modeller ├že┼čitli fizyolojistlerin y─▒llar boyunca ├Âne s├╝rd├╝kleri modellerdir.

Multi-Depolama (Atkinson-Shiffrin Haf─▒za Modeli)

1969 y─▒l─▒nda ortaya at─▒lan multi-depolama modeline yap─▒lan ele┼čtiriler yakla┼č─▒m─▒n─▒n “├žok basit” olmas─▒ ├╝zerinedir. ├ľrne─čin, bu modelde uzun s├╝reli haf─▒zan─▒n olu┼čumunda epizodik ve prosed├╝rel haf─▒zan─▒n ├žoklu alt bile┼čimler halinde rol oynad─▒─č─▒na inan─▒l─▒r. Ayr─▒ca “tekrar”─▒n uzun s├╝reli haf─▒zaya ge├žilmesinde tek mekanizma oldu─ču da savunulur. Fakat bulgular “tekrar” olmadan da hat─▒rlaman─▒n m├╝mk├╝n oldu─čunu ortaya koymu┼čtur.

├çal─▒┼čan haf─▒za

1974 y─▒l─▒nda Baddeley ve Hitch, genel k─▒sa s├╝reli haf─▒za konseptinin yerini alacak yeni aktif bir ├žal─▒┼čan haf─▒za modeli ortaya koydular. Bu model ├╝├ž temel depolama unsuru i├žeriyordu: Merkezi y├Ânetim, fonolocjik d├Âng├╝ (phonological loop) ve g├Ârsel ve mekansal ├žizim tahtas─▒ (visuo-spatial sketch). 2000 y─▒l─▒nda model, ├žoklu modlu b├Âl├╝msel arabellek (multimodal episodic buffer) ile geni┼čletildi.

Merkezi y├Ânetim temelde “dikkat” ├╝zerine yo─čunla┼č─▒r ve bilgiyi ├╝├ž b├Âlgeden ge├žirir: fonolojik d├Âng├╝, g├Ârsel ve mekansal ├žizim tahtas─▒ ve ├žoklu modlu b├Âl├╝msel arabellek.

Fonolojik d├Âng├╝ i┼čitsel bilgiyi kendini sessizce tekrarlayan ses veya kelimeler halinde, “i├ž ses” olarak fonolocikal depoya (i├ž kulak-inner ear) aktar─▒r. Fonolojik d├Âng├╝n├╝n kapasitesi s─▒n─▒rl─▒d─▒r ve k─▒sa kelimelerde daha etkilidir. Ancak dilbilgisi i├žeri─činde artikel kullan─▒m─▒ olan bir dilde bu artikellerin tekrar─▒ndan kaynaklanacak k─▒sa kelimelerde de zorlanma meydana gelebilir.

G├Ârsel ve mekansal ├žizim tahtas─▒ g├Ârsel ve konumsal bilgiyi depolar. Mesafe tahmini (mekansal), bir evin pencerelerini saymak (g├Ârsel) veya nesnelerin hayalini g├Âz ├Ân├╝ne getirmek (g├Ârsel) gibi eylemlerde rol al─▒r.

B├Âl├╝msel arabellek ise g├Ârsel, konumsal, s├Âzl├╝ veya kronolojik bilgiler aras─▒ndaki denge, s─▒ralama ve ba─člant─▒y─▒ kurar. (├ľrnek: Hik├óyenin hat─▒rlanmas─▒ veya sinema filminin sahnelerinin hat─▒rlanmas─▒). Uzun s├╝reli haf─▒za ve anlamland─▒rma ile yak─▒ndan ili┼čkilidir.

├çal─▒┼čan haf─▒za modeli g├╝nl├╝k hayattaki bir├žok g├Âzlemi a├ž─▒klamaktad─▒r: Neden bir g├Ârsel bir de s├Âzl├╝ haf─▒za i┼čleminin iki benzer g├Ârsel haf─▒za i┼čleminden kolay oldu─ču gibi.

Ancak bu modelde, merkezi y├Ânetimin rol├╝n├╝n a├ž─▒klamas─▒ yetersiz ve belirsiz oldu─ču i├žin ele┼čtiri alm─▒┼čt─▒r.

Geli┼čim a┼čamalar─▒

Craik ve Lockhart (1972) bir tecr├╝benin haf─▒zaya al─▒nmas─▒nda tekrar ├žok metodun ve i┼člem derinli─činin rol oynad─▒─č─▒n─▒ iddia etmi┼člerdir.

  • Organizasyon: Mandler (1967) deney kat─▒l─▒mc─▒lar─▒na bir deste kelime kartlar─▒ vermi┼č ve bunlar─▒ istedikleri kategorizasyonu kullanarak istedikleri deste say─▒lar─▒na b├Âlmelerini istemi┼čtir. Daha sonra deneklere hat─▒rlayabildikleri kelimeler soruldu─čunda kategorizasyon say─▒s─▒n─▒ y├╝ksek tutan deneklerin daha ├žok kelime hat─▒rlayabildiklerini g├Ârm├╝┼čt├╝r.
  • Farkl─▒l─▒k: Eysenck ve Eysenck (1980) baz─▒ kat─▒l─▒mc─▒lardan kelimeleri farkl─▒ bir ┼čekilde telaffuz etmelerini ve y├╝ksek sesle s├Âylemelerini istedi. Bunu yapan kat─▒l─▒mc─▒lar, normal ┼čekilde listeden okuyanlara g├Âre daha fazla kelime hat─▒rlad─▒lar.
  • ├çaba: Tyler et al(1979) kat─▒l─▒mc─▒lara ├ž├Âzmeleri i├žin baz─▒ anagramlar da─č─▒tt─▒. Bu anagramlardan baz─▒lar─▒ (FATHER-BABA) gibi kolay baz─▒lar─▒ ise (HREFAT-ABAB) gibi zordu. ├çaba gerektiren zor anagramlar─▒n hat─▒rlanma y├╝zdesi daha fazlayd─▒.

Bilginin t├╝r├╝ne g├Âre s─▒n─▒fland─▒rma

Anderson (1976) uzun s├╝reli haf─▒zay─▒ beyansal (bilin├žli, a├ž─▒k, s├Âze d├Âk├╝leblir) ve prosed├╝rel (bilin├žli olmaks─▒n─▒z, s├Âze d├Âk├╝lemez, ├Ârt├╝k) olarak ikiye ay─▒r─▒r. Beyansal haf─▒za bilginin geri ├ža─čr─▒m─▒ i├žin bilin├žli bir ├ža─č─▒r─▒m gerektirmektedir. D─▒┼ča d├Ân├╝k olarak adland─▒r─▒lmas─▒n─▒n nedeni de bilginin a├ž─▒k├ža depolanmas─▒ ve geri ├ža─čr─▒lmas─▒d─▒r. Beyansal haf─▒za da iki alt kategoriye ayr─▒l─▒r:

  • ┼×artlardan ve ├ževreden ba─č─▒ms─▒z, ger├žeklerle ilgili olan semantik (anlamsal, olgusal) haf─▒za, ki buna bilgi diyebiliriz.
  • Deneyimin zaman ve mekan etiketleriyle sakland─▒─č─▒ epizodik (olaysal) haf─▒zad─▒r, ki otobiyografik bellek bunun bir t├╝r├╝d├╝r.

Semantik haf─▒za, ├Ârne─čin d├╝nya hakk─▒nda “ Paris Fransa’n─▒n ba┼čkentidir.” gibi soyut bilgi veren bilginin kodlanmas─▒n─▒ sa─člar, epizodik haf─▒za ise daha ├žok duygu, duyu ve ki┼čisel ili┼čkilendirme i├žeren bilgilerin kodlanmas─▒n─▒ sa─člar. Otobiyografik yani bir ki┼činin ya┼čam─▒yla ilgili spesifik olaylar epizodik haf─▒za ile ili┼čkilendirilir.

Beyansal olmayan, ├Ârt├╝k belle─čin de ├╝├ž d├Ârt t├╝r├╝ tarif edilmektedir. T├╝m├╝nde ortak ├Âzellik deneyimin etkisi s├Âzel olarak ifade edilmeksizin kendini davran─▒┼člarda g├Âsterir. ─░lki, prosed├╝rel haf─▒zad─▒r ve bilginin bilin├žli geri ├ža─čr─▒lmas─▒ ├╝zerine kurulu de─čildir, deneyim kendini becerili davran─▒┼člarla g├Âsterir. Egzersizi yap─▒lan davran─▒┼č, araya uzun zaman bile girmi┼č olsa, daha ├Ânce ├Â─črenildi─čini g├Âsterir ┼čekilde ustaca icra edilir. S─▒rf tekrar etmemiz nedeniyle daha iyi yapt─▒─č─▒m─▒z i┼člerde ortaya ├ž─▒kar ve eski tecr├╝belerimizin olu┼čturdu─ču haf─▒zan─▒n etkisi biz fark─▒nda olmadan g├Âr├╝l├╝r. Prosed├╝rel haf─▒za “motor ├Â─črenme becerilerini” ilgilendirdi─činden, cerebellum ve basal ganglia b├Âlgesinde meydana gelir. Di─čer bir t├╝r├╝ ise Davran─▒┼č├ž─▒ ├ľ─črenme'ni bir t├╝r├╝ olan klasik ko┼čullanma (┼čartlanma)'d─▒r. Bir di─čeri ise T├╝rk├žeye en iyi "maruz kalma etkisi" olarak ├ževirilebilecek haz─▒rlama (priming) belle─čidir. Daha ├Ânce bir uyarana maruz kalm─▒┼č olman─▒n etkisini sonraki davran─▒┼člarda g├Âr├╝yor olmam─▒zla kendini g├Âsterir.

K─▒sa s├╝reli y├Âne g├Âre s─▒n─▒fland─▒rma

Farkl─▒ bellek fonksiyonlar─▒n─▒n ayr─▒lmas─▒nda ├Ânemli di─čer bir yol da s├Âz konusu i├žeri─čin ge├žmi┼čle ba─člant─▒l─▒ m─▒ (retrospektif) yoksa gelecekle ba─člant─▒l─▒ olarak m─▒ (prospektif) hat─▒rlanaca─č─▒ ile ilgilidir. Bu y├╝zden retrospektif haf─▒za bir kategori olarak semantik ve epizodik haf─▒zay─▒ kapsar. Prospektif haf─▒za ise tersine gelecek niyetlerin ya da hat─▒rlamay─▒ unutmamak‘─▒n haf─▒zas─▒d─▒r (Winograd, 1988). Prospektif haf─▒za olay ve zaman bazl─▒ olarak da detayland─▒r─▒labilir. ├ľrne─čin, zaman bazl─▒ prospektif haf─▒za zaman ipucu ile tetiklenir: Saat 4’te (ipucu zaman) doktora (aksiyon) gidece─čim. Olay bazl─▒ prospektif haf─▒za ise ├Ârne─čin “Posta kutusunu (─░pucu) g├Âr├╝nce mektubu postalamak gerekti─čini (aksiyon) hat─▒rlamak” gibi durumlar─▒ kapsar.

Bellek fizyolojisi

Genel olarak bak─▒ld─▒─č─▒nda belle─čin mekanizmas─▒ tam anlam─▒yla anla┼č─▒lamam─▒┼čt─▒r. Beyinde bulunan hippocampus, amygdala, striatum veya mammilary yap─▒lar─▒n─▒n spesifik haf─▒za t├╝rlerinde rol oynad─▒klar─▒ d├╝┼č├╝n├╝lmektedir. ├ľrne─čin, hippocampus mekansal ve bildirimsel ├Â─črenmede; amygdala duygusal ├Â─črenmede etkilidir. Baz─▒ hastalarda ve hayvan deneklerinde beynin b├Âl├╝mlerinde ortaya ├ž─▒km─▒┼č olan zararlar hangi b├Âlgenin hangi bellek fonksiyonunda rol ald─▒─č─▒n─▒ ortaya ├ž─▒karan bilgilerin kayna─č─▒ olmu┼čtur. Ancak bunlar da s├Âz konusu bellek zincirleme aktivasyonlar─▒n─▒n yol haritas─▒ ├╝zerinde herhangi spesifik bir b├Âlgede olu┼čabilece─či i├žin bellek veya ├Â─črenmeden sorumlu beyin anatomik par├žalar─▒ hakk─▒nda kesin bilgi verememektedir.

Bellek bozukluklar─▒

Bellek hakk─▒nda elde edilmi┼č bilgilerin ├žo─ču bellek bozukluklar─▒ ├╝zerinde yap─▒lm─▒┼č ├žal─▒┼čmalardan kazan─▒lm─▒┼čt─▒r. ├ľrne─čin haf─▒za kayb─▒ amnezi olarak bilinir. Amnezinin bir├žok t├╝r├╝ ve formu vard─▒r; bunlar ├╝zerindeki ├žal─▒┼čmalar beynin haf─▒za sistemininde olu┼čan bireysel alt sistemlerdeki bozukluklar─▒n incelenmesine olanak sa─člam─▒┼čt─▒r. Alzheimer gibi di─čer n├Ârolojik rahats─▒zl─▒klar da haf─▒zay─▒ ve alg─▒lamay─▒ etkileyebilir.

Tam olarak bozukluk olmasa da k─▒sa s├╝reli haf─▒za kayb─▒ olarak bilinen s├Âzc├╝klerin ge├žici olarak hat─▒rlanamamas─▒ “Tongue Fenomeni” nin bir i┼čareti olabilir. Haf─▒za zedelenmesi de hypothyroidism semptomu olabilir.

Ezberleme

Ezberleme ki┼činin bilgiyi kelimesi kelimesine hat─▒rlamas─▒n─▒ sa─člayacak ├Â─črenme tekni─či olarak tan─▒mlan─▒r. Rote ├Â─črenme metodu (Papa─čan tekni─či) en ├žok kullan─▒lan tekniktir. Cosmos Rossellius ise g├Ârsel alfabe kullanma metodunu uygulam─▒┼čt─▒r.Aral─▒k b─▒rakma etkisi olarak bilinen teknikte, tekrar i┼čleme belli s├╝re aral─▒klar─▒ b─▒rak─▒larak yap─▒l─▒r ve bu ┼čekilde hat─▒rlama oran─▒ art─▒r─▒l─▒r. Buna z─▒t olarak da, h─▒zl─▒ tekrar (cramming) ile de k─▒sa zaman zarf─▒nda ezberleme sa─članabilir. Ayr─▒ca insanlar─▒n bitirilmemi┼č i┼čleri veya b├Âl├╝nm├╝┼č- kesilmi┼č i┼čleri tamamlanm─▒┼č olanlara g├Âre daha iyi hat─▒rlayabilmesi Zeigarnik etkisi olarak bilinir.

Mart 2007’de Alman ara┼čt─▒rmac─▒lar, insanlar uykudayken kokuya maruz b─▒rak─▒ld─▒klar─▒nda beyinlerinde yeni an─▒lar olu┼čturuldu─čunu ve bunlar─▒n daha iyi hat─▒rlanabildi─čini ortaya koymu┼člard─▒r. Alg─▒ ara┼čt─▒rmac─▒s─▒, akt├Âr, y├Ânetmen ve ├Â─čretmen Tony Noice ve fizyolog e┼či Helga, akt├Ârlerin rollerini nas─▒l ezberledikleri konusunda ara┼čt─▒rmalar yapm─▒┼č ve bu tekniklerin akt├Âr olmayan ki┼čilerde de hat─▒rlamaya yard─▒mc─▒ oldu─čunu bulmu┼člard─▒r.

Ohio Eyalet ├ťniversitesi Alg─▒ Bilimleri Merkezinde yap─▒lan ara┼čt─▒rmalarda ise yeti┼čkin haf─▒zas─▒n─▒n keskinli─činin, yeti┼čkinler -├žocuklarla kar┼č─▒la┼čt─▒r─▒ld─▒klar─▒nda- daha ├žok bilgiye sahip olmalar─▒ nedeniyle zarar g├Ârd├╝─č├╝, bunun nedeninin de yeni bir ┼čey ├Â─črenilirken eski bilgilerin de kullan─▒lmas─▒ndan kaynakland─▒─č─▒ iddia edilmi┼čtir.

Haf─▒zan─▒n geli┼čtirilmesi

Haf─▒za geli┼čtirmenin en iyi yolunun beyne bol oksijen sa─članmas─▒ndan ge├žti─či, bunun da aerobik egzersizler, her hafta 3 saat y├╝r├╝y├╝┼č, y├╝zme veya bisiklete binme ile sa─članabilece─či bilinmektedir. Bu t├╝r aerobik egzersizler ya┼č├ža ileri insanlarda zihinsel fonksiyonlar aras─▒ ge├ži┼čin kolayla┼čt─▒r─▒lmas─▒, konsantrasyonun geli┼čtirilmesi ve k─▒sa s├╝reli haf─▒zay─▒ geli┼čtirmede ├Ânemli rol oynar. Egzersiz n├Âronlar aras─▒ndaki ba─člant─▒lar─▒ art─▒rarak haf─▒zay─▒ geli┼čtirebilir.

Uluslararas─▒ ─░nsan ├ľmr├╝n├╝ Uzatma Merkezi, 2001 y─▒l─▒nda yay─▒nlad─▒─č─▒ bir raporda, 14-16. sayfalar aras─▒nda haf─▒zay─▒ formda tutmak i├žin ┼ču ├Ânerilerde bulunmaktad─▒r:

  • S├╝rekli ├Â─črenme, e─čitim ve okuma ile entelekt├╝el aktiflik,
  • Kan dola┼č─▒m─▒n─▒ h─▒zland─▒racak spor egzersizleri ile fiziksel aktivite,
  • Sosyalle┼čmek,
  • Stresi azaltmak,
  • D├╝zenli uyku,
  • Dengeli beslenme,
  • Depresyon ve duygusal ini┼č ├ž─▒k─▒┼člardan ka├ž─▒nmak.


Pop├╝ler k├╝lt├╝rde bellek

  • Marcel Proust, romanlar─▒nda bellek konusunu ayr─▒nt─▒l─▒ olarak i┼čler.
  • Ba─č─▒ms─▒z film Memento anterograd amnezi deneyimini anlat─▒r.
  • 1993'te taksi ┼čof├Âr├╝ Tom Morton, Lancashire b├Âlgesinden 16,000 telefon numaras─▒ hat─▒rlayarak, Britanya Olympia Telefon Santrali bilgisayar─▒n─▒ yendi.
  • Tuhaf G├╝nler, haf─▒za hakk─▒nda bir filmdir. Filmde, ke┼čfedilen yeni teknolojiler insanlar─▒n deneyimleri ile ilgili b├╝t├╝n duyusal verileri kaydetmesine imk├ón sa─člamaktad─▒r. Bu kay─▒tlar─▒ yeniden oynatmak deneyimleri yeniden ya┼čamak gibi etki g├Âstermektedir. Lenny'nin(Ralph Fiennes) ├Âyk├╝s├╝ an─▒lar etraf─▒nda ge├žmektedir.
  • Sil Ba┼čtan, ana karakter Joel'in eski sevgilisi Clementine hakk─▒ndaki an─▒lar─▒n─▒ Lacuna isimli hayali bir ┼čirket yard─▒m─▒yla silmesiyle ortaya ├ž─▒kan a┼čk ve haf─▒zan─▒n anlamlar─▒n─▒ irdeleyen 2004 yap─▒m─▒ filmdir.
  • Bellek Funes (Funes el memorioso) Arjantinli yazar Jorge Luis Borges taraf─▒ndan yaz─▒lan bir k─▒sa ├Âyk├╝d├╝r. G├Ârd├╝─č├╝ her ┼čeyi hat─▒rlayan ve hi├žbir ┼čey unutamayan Funes'in hik├óyesini anlat─▒r.


bellek kelimesi ne demek TDK s├Âzl├╝k anlam─▒ ve a├ž─▒klamas─▒ nedir?

bellek, -─či

1. isim, ruh bilimi Ya┼čananlar─▒, ├Â─črenilen konular─▒, bunlar─▒n ge├žmi┼čle ili┼čkisini bilin├žli olarak zihinde saklama g├╝c├╝; an (III), da─čar, da─čarc─▒k, ak─▒l, haf─▒za, y├ód, zihin:

      "B├Âylelerini dinledi─čimizde belle─čimizde s├Âzleri hi├ž mi hi├ž kalmaz." - Sal├óh Birsel

2. isim, bili┼čim Bilgisayar, telefon, otomatik kumanda vb. aletlerde programlar─▒ ve verileri bar─▒nd─▒ran ortam.

3. isim ► kafa.

Bili┼čim Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1981

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memory, Frans─▒zca: m├ęmoire

Veri ve i┼člem dizilerinin elektriksel imler bi├žiminde sakland─▒─č─▒ bilgisayar b├Âl├╝m├╝. Bellek daha ├žok bilgisayar ana belle─čini belirtmek i├žin kullan─▒l─▒r. Yard─▒mc─▒ bellek, d─▒┼č bellek ya da veri saklama ortam─▒ deyimleriyse, bilgisayar ├ževresinde, b├╝y├╝k oylumlu veri k├╝melerinin daha ucuz, buna kar┼č─▒l─▒k daha yava┼č eri┼čim ├Âng├Âr├╝lerek sakland─▒─č─▒ bellek t├╝rleri i├žin kullan─▒l─▒r.

Ruhbilim Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1974

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memory

Ya┼čant─▒lar─▒, ├Â─črenilen konular─▒, bunlar─▒n ge├žmi┼čle ili┼čkisinin bilincinde olarak anl─▒kta saklama g├╝c├╝.

E─čitim Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1974

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memory, Frans─▒zca: m├ęmoire

1. Eskiden g├Âr├╝lm├╝┼č, i┼čitilmi┼č, koklanm─▒┼č, tad─▒lm─▒┼č nesneleri ve t├╝rl├╝ ya┼čant─▒lar─▒ yeniden an─▒msama yetisi. 2.-Alg─▒lanan nesnelerin ve ya┼čant─▒lar─▒n bilin├žte iz b─▒rakmas─▒, saklanmas─▒ ve gere─činde yeniden ├╝retilmesi yetene─či. 3. Zihnin, belleme ve an─▒msama g├╝c├╝.

Uygulay─▒m Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1980

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memories

bili┼čim: ─░zlencesi de─či┼čmeyen verileri, yap─▒lacak i┼č i├žin gerekli olan ara sonu├žlar─▒ toparlayan b├Âl├╝m.

Zooloji Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1963

T├╝rk├že: h├óf─▒za, ─░ngilizce: Memory, Frans─▒zca: M├ęmoire, Almanca: Ged├óchtnis

Denenen ve ├Â─črenilen ┼čeylerin tan─▒nmas─▒ ve tekrar edilebilmesi kuvveti; hat─▒rlama.

Felsefe Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1975

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memory, Frans─▒zca: m├ęmoire, Almanca: Ged├Ąchtnis, Latin: memoria

1. ─░zlenimleri, alg─▒lar─▒ vb. saklama ve yeniden bilin├žte canland─▒rma yetisi. 2. ─░zlenimlerin, alg─▒lar─▒n vb. sakland─▒─č─▒ yer.

Fizik Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 1983

T├╝rk├že: haf─▒za, ─░ngilizce: memory, Frans─▒zca: m├ęmoire, Almanca: Informationsspeicher

Bilgi-i┼člerde bilginin korundu─ču ve gerekti─činde eri┼čilebildi─či s─▒─ča├ž.

Bilgisayar Terimleri Kar┼č─▒l─▒klar K─▒lavuzu - 2007

memory

bellek

Hem┼čirelik Terimleri S├Âzl├╝─č├╝ - 2015

─░ngilizce: memory

├ľ─črenilen bilgilerin, kazan─▒lm─▒┼č deneyimlerin, ya┼čan─▒lan olaylar─▒n ve bunlar─▒n ge├žmi┼čle ili┼čkisinin bili┼čte saklanmas─▒, gerekti─činde hat─▒rlanmas─▒, an─▒msama, haf─▒za.

Yorum G├Ânder

Daha yeni Daha eski