![]() |
| Bir doğrunun eğimi m = Δy/Δx şeklinde tanımlanır. |
Matematikte bir doğrunun eğimi ya da gradyanı o doğrunun dikliğini, eğimliliğini belirtir. Daha büyük eğim, daha dik bir doğru demektir.
Eğim, bir doğrunun herhangi iki noktası arasındaki dikey değişimin yatay değişime oranı olarak tanımlanabilir. Bir doğru üzerinde (x1,y1) ve (x2,y2) koordinatlarında iki nokta verildiğinde doğrunun eğimi m, m = (y₂ - y₁) / (x₂ - x₁) formülüyle bulunabilir.
Diferansiyel kalkülüs ile, bir teğetin, bir eğrinin herhangi bir noktasındaki eğimi hesaplanabilir.
Eğim kavramı, coğrafya ve inşaat mühendisliğindeki grad ve gradyanlarda doğrudan kullanılmaktadır. Trigonometri açısından bir yolun gradı m ile diklik açısı θ arasındaki ilişki; m = tan θdır.
{tocify} $title={İçindekiler}
Tanımı
Koordinat düzlemindeki bir doğrunun eğimi çoğunlukla m harfiyle ifade edilir ve doğru üzerindeki iki noktadan y koordinatındaki değişimin x koordinatındaki değişime oranı olarak hesaplanabilir. Denklem olarak şu şekilde yazılır:
m = Δy / Δx
(x1,y1) ve (x2,y2) şeklinde iki nokta verildiğinde, değişkenleri yerine yazarak şu elde edilir:
m = (y₂ - y₁) / (x₂ - x₁)
Örnekler
Bir doğru P = (1, 2) ve Q = (13,8) noktalarından geçiyor olsun. y koordinatlarındaki değişimi x koordinatlarındaki değişime oranlayarak eğimi şu şekilde bulunabilir:
m = Δy / Δx = (y₂ - y₁) / (x₂ - x₁) = (8 - 2) / (13 - 1) = 6 / 12 = 1/2
Bir başka örnek vermek gerekirse, (4,15) ve (3,21) noktalarından geçen doğrunun eğimi şu şekilde hesaplanır:
m = (21 - 15) / (3 - 4) = 6 / -1 = -6
Geometri
Eğimin mutlak değeri arttıkça, doğrunun dikliği artar. Yatay bir doğrunun eğimi 0 iken, pozitif yönde 45° açı yapan bir doğrunun eğimi +1, negatif yönde 45° açı yapan bir doğrunun eğimi ise -1'dir. Dikey bir doğrunun eğimi tanımsızdır, dolayısıyla eğimi yoktur.
Bir doğrunun pozitif x aksisiyle yaptığı θ açısı, tanjant fonksiyonu aracılığıyla m eğimiyle yakından ilgilidir:
m = tan θ
ve
θ = arctan m
İki doğru, ancak ve ancak eğimleri eşitse ya da ikisi de dikey ve eğimleri tanımsızsa paralel ve çakışmazdır. İki doğrunun eğimleri çarpımı -1 ise ya da doğrulardan biri yatay, biri dikeyse (eğimleri 0 ve tanımsızsa) doğrular birbirine diktir.
Cebir
Eğer y, x`in doğrusal fonksiyonuysa, x`in katsayısı fonksiyon doğrusunun eğimini verir. Doğrunun denklemi aşağıdaki gibi verilirse,
y = m x + b
m eğim olur.
Eğer doğrunun eğimi m ve doğru üzerindeki bir nokta (x1,y1) biliniyorsa, doğrunun denklemi aşağıdaki gibi bulunabilir:
y - y₁ = m (x - x₁)
Örneğin, (2,8) ve (3,20) noktalarından geçen bir doğru ele alındığında, eğim m şuna eşittir:
(20 - 8) / (3 - 2) = 12
Doğrunun denklemi de şu şekilde:
y - 8 = 12(x - 2) = 12x - 24
ya da şu şekilde:
y = 12x - 16
yazılabilir.
ax + by + c = 0 şeklinde tanımlanan bir fonksiyonun eğimi -a / b'ye eşittir.
Kalkülüs
Eğim kavramı diferansiyel kalkülüste çok kullanılmaktadır. Doğrusal olmayan fonksiyonlarda, değişim oranı eğri boyunca değişir. Bir noktada fonksiyonun türevi, o noktada eğriye teğet olan doğrunun eğimini (o noktadaki değişim oranını) verir.
Δx ve Δy eğri üzerindeki iki noktanın uzaklıklarıysa, yukarıdaki tanıma uygun olarak,
m = Δy / Δx
formülü eğriyi kesen bir doğrunun eğimini verir. Diğer eğrilerden farklı olarak, doğru üzerindeki herhangi iki noktadan geçen bir kesen doğrunun kendisidir. Örneğin, y = x2 eğrisini (0,0) ve (3,9) noktalarında kesen doğrunun eğimi 3'tür. (x = 3⁄2'daki teğetin eğimi de 3'tür-ortalama değer teoreminin bir tesadüfü.)
İki nokta Δy ve Δx küçülecek şekilde birbirine yakınlaştırıldığına, kesen, gittikçe teğet doğrusuna yaklaşır. Dolayısıyla kesenin eğimi de teğetin eğimine yaklaşır. Diferansiyel kalkülüs kullanılarak, limiti bulunabilir ya da Δy ve Δx sıfıra yaklaşırken Δy/Δx`in değeri hesaplanabilir. Eğer y, x`e bağlıysa, sadece Δx'in sıfıra yaklaşırken limiti almak yeterlidir. Teğet doğrusunun eğimi, Δx sıfıra yaklaşırken Δy/Δx`in limitine eşittir. Bu limit türev olarak adlandırılır.
eğim ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. isim Eğilmiş olma durumu.
2. isim Bir yüzeyin yatay düzleme doğru eğilmesi:
Yamacın eğimi.
Yerbilim Terimleri Sözlüğü - 1971
Türkçe: meyl, İngilizce: dip, Fransızca: pendage, inclinaison, Almanca: Fallen
Eğik bir katmanın yatay bir düzlemle yaptığı açının ölçüsü.
Matematik Terimleri Sözlüğü - 1983
Türkçe: meyil, İngilizce: slope, gradient, Fransızca: coefficient directeur, pente, Almanca: Steigung, Anstieg
Bir doğrunun X-ekseniyle yaptığı artı yönlü açının teğetliği.
Kimya Terimleri Sözlüğü - 1981
Türkçe: meyil, İngilizce: slope, Fransızca: pente, Almanca: Neigung, Gefalle
Matematiksel bir eğrinin belirli bir noktasındaki birinci türevinin değeri.
Uygulayım Terimleri Sözlüğü - 1980
Türkçe: meyil, temayül, rampa, İngilizce: inclination, slope; fall, comber, Fransızca: inclinaison, rampe; pente
1. genel uygulayım: a. Bir yüzeyin düşeye yakın bir konumda olması, eğiklik. b. Bu özelliği gösteren yüzey. 2. bayındırlık, coğrafya: a. Bir yolun yatay düzlemle yaptığı eğilim açısının tanjantı. b. Akaklar ve akarsularda iki noktanın yüzey ayrımının bu noktalar arasındaki eksene göre niceliği. 3. elektrik: Bir yükselticinin girişine uygulanan gerilim değişmesinin çıkıştaki akım yeğinliğine yaptığı etkiyi gösteren nicelik. 4. fizik: Yerin mıknatıssal alanında bulunan bağımsız mıknatıslı bir iğnenin doğrultusuyla yatay düzlem arasındaki açı. 5. gökbilim, matematik: Bir doğrunun bir düzleme ya da başka bir doğruya göre eğik olması durumu.
Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü - 1978
İngilizce: slope, Fransızca: pente, rampe, Almanca: Neigung, Gefalle, Rampe, Diğer: Jap. kôbai
Matematiksel bir eğrinin, belirli bir noktasındaki türevinin değeri.
Fizik Terimleri Sözlüğü - 1983
Türkçe: meyil, İngilizce: inclination, Fransızca: inclinaison, Almanca: Neigung
1. Bir düzlemin yatayla yaptığı açısının teğetliği (tanjanlı). 2. Bir eğrinin türevinim belirli bir noktada aldığı değer.
Madencilik Terimleri Kılavuzu - 1979
slope
Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü - 1983
Türkçe: rampa, İngilizce: ramp, Fransızca: plan incliné, Almanca: Schräge
Dekorda kullanılan eğim.
Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü - 1972
Türkçe: gradyen, İngilizce: Gradient, Fransızca: Gradient, Almanca: Gradient
Düşey uzaklığın, yatay uzaklığa oranı.
Matematik Terimleri Sözlüğü - 1983
İngilizce: slope, Fransızca: talus, Almanca: Böschüng, Diğer: AZ. eyim
Mantık Terimleri Sözlüğü - 1976
İngilizce: slope
Bir regresyon eşitliğinde, bağımsız değişkenle çarpılan ve doğrunun X-ekseniyle yaptığı artı yönlü açının tanjantını gösteren değer. ör.doğru denklemi y= bx+a olarak alındığında, doğrunun eğimini ifade eden ?b? değeri

