tutulmak ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. nesnesiz Tutma işi yapılmak veya tutma işine konu olmak:
"Ömer Abit Hanı'nda bir yazıhane kiralanmış, aylıkla bir otomobil tutulmuştu." - Ercüment Ekrem Talu
2. nesnesiz Ay ve Güneş, tutulma olayına uğramak.
3. nesnesiz Ünlü olmak, meşhur olmak.
4. nesnesiz Tutuk duruma gelmek.
5. nesnesiz Kapatılmak, sarılmak:
"Kaçmayı düşündüklerinde sokağın iki çıkışının da tutulduğunu gördüler." - İhsan Oktay Anar
6. nesnesiz Bir organ veya bir şey hareket edemez olmak:
"Barba Manol kafayı iyice dumanladıktan sonra, iki bacağının nasıl tutulduğunu anlattı." - Halikarnas Balıkçısı
7. -e Birine tutkun olmak, sevmek.
8. -e ► yakalanmak:
"Hastalığa tutulduğu sıralarda bir sabun fabrikasında çalışıyordu." - Necati Cumalı
9. nesnesiz, spor Bazı takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncu tarafından hareketine ayakla veya vücutla engel olunmak; markaja alınmak.
Tiyatro Terimleri Sözlüğü - 1966
İngilizce: dry-up, Fransızca: avoir un trou, Almanca: Steckenbleibaen
Oyuncunun söyleyeceklerini unutması.
