Çete Ayşe

 

Çete Ayşe

Çete Ayşe (Efe Ayşe, Emire Ayşe Aliye; 1894, İmamköy, Efeler, Aydın - 1967, İmamköy, Efeler, Aydın), Türk Kurtuluş Savaşı'nda Aydın'ın Yunan işgalinden kurtulmasında rol almış kuvâ-yı millîyeci.

Kuvâ-yi Millîye tarihinde efe elbisesi giymiş ve “efe” ünvanını almış ilk kadınlardandır.

{tocify} $title={İçindekiler}

Hakkında bilgi nedir?

Lakabı
Kara Fatma
Doğum
1888
Erzurum, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm
2 Temmuz 1955 (67 yaşında)
İstanbul, Türkiye
Defin yeri
Kulaksız Mezarlığı, İstanbul
Bağlılığı
Osmanlı (1912-1919)
Türkiye (1919-1923)
Hizmet yılları
1919-1922
Rütbesi
Milis Üsteğmen
Çatışma / savaşları
Balkan Savaşları
I. Dünya Savaşı
Türk Kurtuluş Savaşı
Ödülleri
İmtiyaz Madalyası
Liyakat Madalyası
Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası
Harp Madalyası


Hayatı

1894 yılında Aydın ilinin İmamköy adlı köyünde doğdu. Baba adı Mustafa'dır. Kayacık köyünden olan kocası Mustafa ile 1910 yılında evlendi. İki kızları oldu. 1915 yılında eşi Çanakkale cephesinde öldü. Bunun üzerine kızlarıyla birlikte İmamköy'e döndü ve yaşamlarını orada babasının yanında sürdürdüler.

Kuva-yı Millîye'ye katılması

Yunanlar'ın 15 Mayıs 1919'da İzmir'i işgal etmesinin ardından, düşmanın Aydın'a da gireceği haberi yörede yayılınca tedirgin olan İmamköy halkı, Menderes'in diğer tarafına göçe başladı. Göçe yeltenenlerin arasında yer alan Ayşe, arkadaşı Asiye'nin ve kız kardeşinin nehre düşerek boğulmasına şahit oldu. Bu olaydan etkilenerek göçmekten vazgeçti, köye dönüp direnmeye karar verdi.

Kocasından yadigar küpelerini satarak silah satın alan Ayşe, silah kullanmayı öğrendi. Yunanlar'ın İmamköy'ü işgali üzerine çocuklarını komşusuna emanet edip dağa çıktı ve gizlenerek bekledi. Bu dönem, Çete Ayşe tarafından şöyle anlatılmıştır

Yunan kuvvetleri Aydın'a geldiğinde İmamköyü'nde idim... On beş gün evvel düşman Nazilli'ye vardı... Dayanamadım martin tüfeğimi aldım çıktım.

Aydın'ın Yunanlar tarafından ilk işgalinin bertaraf edilmesi  üzerine Salavatlı'dan Halil İbrahim ile Sancaktarın Ali Efe'ye katıldı. Efeler ona on kızan vererek mücadeleye kattılar ve adını Çete Ayşe koydular. Çete Ayşe, Aydın'a yürüyen yüzlerce kızanla birlikte Kepez'de savaştı. Bu savaşta, Çete Ayşe'den başka, Çiftlikli Kübra, Ayşe Çavuş adlı diğer kadın direnişçiler de savaştılar.

Aydın'ın geri alınması üzerine köyüne geri döndü. Ancak Yunanlar Kızılcaköy'den geri dönüp Aydın'ı 3 Temmuz 1919'da tekrar işgal etti. Bunun üzerine Çete Ayşe Menderes'i geçip Dalama'daki Yörük Ali Efe grubuna katıldı ve Köşk (Umurlu) cephesinde çarpıştı ve ardından Üçyol Savaşı'na katıldı. Bu savaşta parmağından yaralandı. Bu savaş sonrası sıtma hastalığı nedeniyle bir müddet dinlendirildi, Yörük Ali Efe'nin talimatıyla silahını teslim edip cephe gerisi görevine verildi.

İlerleyen zamanda Çete Ayşe'ye Gökçen Efe, Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Efe gibi efelerin iltifat ve kollamaları sürdü. Çete Ayşe, 7 Eylül 1922'ye (Aydın'ın kurtuluşuna) kadar Yunanlarla Millî Mücadele'nin sonuna kadar savaştı.

Çete Ayşe millî mücadele ile ilgili düşüncelerini de şöyle dile getirmiştir:

Bazı kadınların içinde bir pehlivan; bazı erkeklerin içinde de, korkaklıklarından dolayı, bir kadın gizlidir. Kemer belindir, çizme ayağın börk başındır. Mademki burası bizim vatanımız; biz de bu vatanın olmalıyız.

1933 yılında Aydın'da Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine (istasyon meydanında) İstiklâl Madalyası verildi. Çete Ayşe bu anısını şöyle dile getirmiş ve bu sözleri daha sonra kendisinin mezartaşına da yazılmıştır :

O günlerden iki hatıram kaldı. Biri kadınlığımla verdiğim savaş, öteki de rahmetli Atatürk'ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyasıdır.

Savaş sonrası yaşamı

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra köyünde yaşamını sürdürmüş, 1967 yılında ölmüştür.

Yorum Gönder

🚨 Önemli: Yorum Yapmadan Önce Okuyunuz
  • ✔ Yorumlarınız *Türkçe yazım kurallarına uygun*, saygılı ve konuyla alakalı olmalıdır.
  • ✖ Küfür, hakaret, reklam ve spam içerikli yorumlar *yayınlanmayacaktır*. Denetim süreci uygulanır.
Daha yeni Daha eski
💬