falso vermek deyimi ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. bozulmaya yüz tutmak:
"Artık İstanbul'da her şey gevşemiş, falso vermişti." - Ömer Seyfettin
2. açık vermek.
1. bozulmaya yüz tutmak:
"Artık İstanbul'da her şey gevşemiş, falso vermişti." - Ömer Seyfettin
2. açık vermek.