fena ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
fena (I)
(fena:), Arapça fenāʾ
1. sıfat ► kötü:
"Rüşvet aslında fena şeydir fakat daha fenası rüşvet ayıplığını kaybetmişliktir." - Burhan Felek
2. sıfat ► üzücü:
"Bu savaş yılları o kadar fena ve ağır felaketler öğretmişti ki..." - Halide Edip Adıvar
3. sıfat İstenilen ve gereken nitelikte olmayan (kimse):
Fena bir öğrenci.
4. sıfat Hoşa gitmeyen, rahatsız edici:
"Fena günler yaşadığına inanmak için bin şahit lazım." - Refik Halit Karay
5. sıfat Davranışları toplumun ahlak anlayışına uymayan:
"Siz fena adamsınız, odanıza geldiğime bin kere pişman oldum." - Peyami Safa
6. zarf ► çok:
"Tenis oynarken bileğim burkuldu, berbat, fena acıyor." - Peyami Safa
fena (II)
isim, eskimiş, (fena:), Arapça fenāʾ
► ölümlülük.
Kelime Kökeni
Arapça fny kökünden gelen fanāˀ فناء "yokolma, zail olma, kararma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice pānayā פניא "gün dönümü, akşam" sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Aramice/Süryanice #pny פני "dönme, geri dönme" kökünden türetilmiştir.
Tarihte En Eski Kaynak
- "yokolma, zail olma" [ (1300 yılından önce) ]
- "ölüm, ölümlü dünya" [ Aşık Paşa, Garib-name (1330) ]
- "vulg. kötü, yaramaz" [ Meninski, Thesaurus (1680) ]
