Muhammed Abduh

 

Muhammed Abduh

Muhammed Abduh tam adıyla Muhammed Abduh bin Hasan Hayrullâh et-Türkmânî el-Mısrî (Arapça: محمد عبده‎) (1849, Mahalletünnasr - 11 Temmuz 1905, İskenderiye) Mısırlı Türk eğitimci, yargıç ve reformcu. Çağdaşlaşmacı İslamcılık'ın kurucusu olarak kabul edilir. İslam ve Özgürlükler gibi son kitaplarında yer alan görüşleri nedeni ile Yeni-Mutezilecilik’in de kurucusu olarak değerlendirildi. Bir Mason Üstadı olan Abduh Bahailik inancı ile de yakın ilişkiler içerisinde olan bir kişilikti.

{tocify} $title={İçindekiler}

Hakkında bilgi nedir?

Tam adı
Muhammed Abduh
Doğum
1 Ocak 1849
Mahalletünnasr, Buheyre, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm
11 Temmuz 1905 (56 yaşında)
İskenderiye, Mısır Hidivliği
Meslek
Dinsel yargıç, eğitimci, reformcu


Yaşamı ve meslek hayatı

Muhammed Abduh 1849’da Aşağı Mısır’ın bir köyünde dünyaya geldi. Babası Türk, annesi Mısırlı'dır. Bir hafız tarafından eğitildi. 13 yaşına geldiğinde Mısır’ın ikinci büyük eğitim yeri olan Ahmedi Camii'nin Kur'an Kursu'nda Medrese eğitimine başladı. Kısa bir süre sonra okulu terk ederek evlendi. 1866’da Kahire’de bulunan El-Ezher’ e kayıt oldu. Burada mantık, felsefe ve gizemcilik öğrenimi gördü.

28 yaşına geldiğinde üyelerinin arasında Mısır Hidivliği'nin şehzade ve veliahtı olan Tevfik Paşa, daha sonra başbakanlık görevi yapan Muhammed Şerif Paşa, Haziran - 27 Ağustos 1882 tarihleri arasında Mısır Hidivliği'nde Milli Eğitim Bakanlığı yapan Abhaza Süleyman Paşa ile Saad Zaglul Paşa gibi şahsiyetlerin de bulunduğu "Kavkabu'l-Şark" (Doğunun Uydusu) ismindeki Mason Locası'na katıldı.

A. M. Broadbent'in tasvirine göre Şeyh Abduh tehlikeli görülmemesi gereken Cumhuriyetçi ve Müslüman bir Mason Locası Üstadı idi. Masonik ilkeler ile uyumlu olarak bütün dinî eğilimleri birleştirme amacına yönelik çalışmalar yaptı.

Comité Khaldounia
Comité Khaldounia, Tunus'ta 1896 yılında kurulan entelektüel ve kültürel bir dernektir.

İslâmiyet ve Hristiyanlık gibi İki büyük dinin bir gün elele vererek birbirlerini kucaklayacaklarını ümid ediyorum. Daha sonra Tevrat, Kitab-ı Mukaddes ve Kur'an-ı Kerîm biribirlerini destekleyen ve her yerde okunan kitaplar haline gelecekler ve bütün milletler tarafından saygıyla karşılanacaklar.

dediği kaydedilen Abduh, bir gün Müslümanlar'ın Tevrat ile İncil'i okuyacaklarını ümid etmekteydi.

Afgani ve Muhammed Abduh

1872'de Cemaleddin Afgani ile tanışarak Afgani'nin tilmizi oldu. Risalet el-Tevhid ve Tefsir el-Manar adlı eserinde açıkladığı görüşleri Afgani etkisi ile yaklaştığı İbn Teymiyye görüşlerinin etkilerini taşıdı. Afgani’nin etkisi altında gazetecilik, siyaset ve mistik ruhaniyetçilikle ilgilendi. Abduh, Afgani’ den Mısır’ın ve diğer İslam ülkelerinin sorunlarını ve batıdaki bilimsel ve teknolojik ilerlemenin nedenlerini öğrenmeye çalıştı.

1877’de, El-Ezher’den aldığı derece ile ulema sınıfına dahil oldu ve aynı medresede mantık, teoloji ve etik öğretimine başladı. 1878’de Darül Ulum Medresesi ne Tarih profesörü olarak ve Hidiv Dil Okulu'na Arapça öğretmek üzere olarak atandı. Devletin resmi yayın organı Vaka-i Mısriyye’ ye editör ve şef olarak atandı. Kendisini Mısır toplumunu bütün açılardan yeniden biçimlendirmeye adadı. Eğitimin bu hedefi başarmada en iyi yol olduğunu bilmekte idi. Rüşvet, batıl inanç ve zenginliğin lüks yaşamını eleştirdi.

Afgani 1879’da Mısır’dan sınır dışı edildi. Abduh da El Ezher’deki işinden azledilince köyüne döndü. Ülkedeki İngiliz kontrolü nedeni ile Mehmet Ali Paşa hanedanının 6. Hükümdarı Hidiv Tevfik Paşa’ya karşı başlatılan Urabi Ayaklanması'na verdiği destek gerekçesi ile 1882’de 6 yıl boyunca kaldığı sürgüne gönderildi. Lübnan’da birkaç yıl kaldı. Ayaklanma nedeni ile 1882’de başlayan Mısır’daki İngiliz İşgali fiili olarak 1922 yılına kadar sürdü. 1884’te Paris’e giderek akıl hocası olan Afgani ile buluştu. Paris’te Urvat'ül Vüska isimli gizli bir örgüt kurdular. Bir de görüşlerini yaymak üzere ihtilalci bir dergi çıkarttılar. Abduh, bu derginin temsilcisi sıfatı ile İngiltere’ye geçtiğinde burada İngiliz gazeteci Wilfrid Blunt tarafından desteklendi, dönemin üst düzey İngiliz yöneticileri ile tanıştırıldı ve Winston Churchill’ in babası Randolph Churchill ve diğer bazı İngiliz politikacılar ile görüştürüldü. Mısır ve Sudan konuları ile ilgili üst düzey kişilerle görüşmeler yaptı.

1885’te Beyrut’a döndü burada Yahudilik, Hristiyanlık ve Müslümanlığı bir araya getiren dernekler kurdu. Osmanlı idaresinde bulunan Beyrut’taki faaliyetleri zararlı görülerek ülke dışına sınırdışı edilmesi üzerine 1888’de Kahire’ye döndü. Mısır’a döndüğünde mesleki yükselmesine başladı.

Abduh kendisine neden hocası Cemaleddin Afgani ile birlikte Mason Locası'na girdiklerinin sorulması üzerine, bu kararı kendi siyâsî ve sosyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için aldıklarını söylemişti.

1889'da Kahire Müftüsü yapıldı ve ölümüne kadar bu görevde kaldı. 1890'da Mısır'da bulunan ilk derece mahkemelerinin yerel kürsüsüne yargıç olarak atandı. 11 Temmuz 1905'te İskenderiye'de öldü.

Düşünceleri ve etkiledikleri

Muhammed Reşit Rıza, Abduh'un en yakın tilmizlerinden birisi oldu ve nitekim vefatından sonra Abduh'un en önemli eseri kabul edilen Tefsir El Manar, 12 cilt halinde Reşit Rıza tarafından 1927 yılında bastırıldı. Abduh, İslam dünyasında kadın erkek eşitliğinin sağlanması ve çok eşli evliliklere karşı çıkması ile de bilindi. Müslümanların banka faizi almalarında bir sakınca olmadığını belirttiği fetvası ilgileri çeken fetvalardan birisidir. İrade, akıl ve ahlak konularında açıkladığı görüşleri Mutezile görüşlerine yakın bulunur.

Abduh, Modernizm ile İslam'ı bağdaştırmaya gayret gösterdi. Kendisinden sonra Mısır'da yetişen ve görüşleri diğer Arap ülkelerine de yayılan, Selefi yorumcuların etkilendiği kişilerden biri olarak kabul edildi.

Yorum Gönder

🚨 Önemli: Yorum Yapmadan Önce Okuyunuz
  • ✔ Yorumlarınız *Türkçe yazım kurallarına uygun*, saygılı ve konuyla alakalı olmalıdır.
  • ✖ Küfür, hakaret, reklam ve spam içerikli yorumlar *yayınlanmayacaktır*. Denetim süreci uygulanır.
Daha yeni Daha eski
💬