El-Uzzâ

 

El-Uzzâ
Hatra'dan MS 2. yüzyıl kabartması, tanrıça el-Lat'ı iki kadın figürü, muhtemelen tanrıçalar el-Uzza ve Manat ile çevrili olarak tasvir ediyor.

Uzza (Arapça اَلْعُزَّى (el-uzza:)‎), İslâm öncesi Arabistan'daki bereket tanrıçası olup bu dönemde Mekke şehrinin üç baş tanrıçasından biriydi. O dönemlerde Uzza, Manat ve Lat, asıl ulaşılmak istenen ulu tanrı El-İlah'ın kızları olarak anılıyorlardı.

İslam dininin kutsal kitabı Kur'an'da da İslam öncesi tapınılan ilah-putlardan biri olarak adı geçmektedir (Necm Suresi, 19-23. ayetler).

Hubel gibi Uzza da İslam öncesinde Kureyşliler tarafından korunmak için çağrılırdı. 624'te Uhud Savaşında, Kureyşlilerin savaş narası “Uzza'nın insanları, Hubel'ın insanları!” şeklindeydi.

Diğer Adları

Söyleyiş ayrımlarına göre:

  • Eluza
  • Haluza
  • Alilat (Allah)

Uzza Kültü

İslam öncesi Arabistan’daki ilahlara dair bilgi bulmak pek kolay olmadığı gibi bulunan bilgilerin güvenilirliği de tartışmalı olabilmektedir. İlahların kökenleri ihtiyatlı bir biçimde araştırılmakta ve bâzı öneriler getirilmektedir. Nabatlıların Petra'daki Uzza'ya dair kitabelerinde Uzza'nın Venüs gezegeniyle ilişkilendirildiğine dair açıklamalar bulunmaktadır.

Hişam bin el-Kelbî tarafından yazılmış Putlar Kitabı'na göre; "Kureyşliler de dâhil Arapların çocuklarına Abdul-Uzza ("Uzza'nın kulu/kölesi") ismini koyma âdetleri vardı. Daha da önemlisi Kureyşiler için Uzza en önemli puttu. Onu ziyaret eder, hediyeler getirir ve kurban adayarak lütuf dilerlerdi."

Tapınılan üç tanrıçanın (Uzza, Manat ve Lat) gerçekten Tanrı'nın veya başka bir ilahın kızları olarak tapınılıp tapınılmadığı konusu belirsizdir. Putlar Kitabı'na göre üç tanrıçanın da tapınımına farklı zamanlarda başlanmış, buna göre ilk dönemlerde kardeş bile sayılmıyor olabilirler. İslâmî kaynaklar, İslâm öncesi dönemde bu üç tanrıçaya Tanrı ile insanlar arasında arabuluculuk etmesi için tapınıldığını ileri sürmüştür.

"İyi bil ki hâlis din, yalnız Allah'ındır. O'ndan başka dostlar edinerek 'Onlar bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz' derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde hüküm verecektir." (Zümer Suresi, 39/3)

Tefsirciler, ayetin son kısmını İslam öncesi dönemde bölgedeki insanların Allah veya tek yaratıcı Tanrı'ya inandıklarını, ama melekleri veya bir tür ilahları kendilerini Yaratıcı Tanrı'ya yaklaştırsınlar diye aracı kıldıklarını, bu aracı ilahlara ve putlarına taptıkları şeklinde açıklamıştır.

Her üç tanrıçanın Mekke'nin yakınında kendilerine adanmış farklı mabetleri vardı. En önemli Arap Uzza mabedi, Kudayd'ın yanındaki Nakhlah diye anılan, Mekke'nin doğusunda Taif'e doğru olan bir yerde idi.

Geç dönem pagan Arap şiirinde Uzza, güzelliğin simgesi olarak geçmekteydi. Nabatlılarca Petra'da varlığını sürdürdü. Nabatlılar, başlarda Arapça isimler taşıyan ilahlara sahipken sonraları ilahlar, Helenistik tanrı ve tanrıçalarla özdeşleştirilmiştir. Bunun sonucu olarak Uzza da İsis ve Afrodit ile ilişkilendirilmiştir. Petra'daki kazılarda İsis/Uzza'ya adanmış bir tapınak ortaya çıkarılmıştır. Bu tapınak, içinde bulunan bâzı oymalardan esinlenerek Kanatlı Aslanların Tapınağı olarak anılmaktadır. Uzza ismi Petra'daki kitabelerde kayıt edilmiştir.

Putlar Kitabı'nda alıntılanan ve Zeyd ib-Amr ibn-Nufeyl tarafından yazıldığı geçen bir mısrada şöyle denmektedir:

    Uzza ve onun iki kızına artık tapmam. (Arapça فلا العزى أدين ولا ابنتـيهـا ‎)

Uzza Bahçesi

Easton's Bible Dictionary'e (Easton İncil Sözlüğü) göre Uzza, Manasseh ve Amon'un gömüldüğü bir bahçeydi (2 Krallar 21:18, 26).

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski