sade ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
(sa:de), Farsça sāde
1. sıfat ► süssüz:
"İki ufak çocuk konuşarak gidiyor; hâlleri o kadar sade, o kadar sevimli ki imrenmemek mümkün değil." - Memduh Şevket Esendal
2. sıfat Şeker katılmamış (kahve); şekersiz:
Sade kahve.
3. zarf (sa:'de) Yalnızca, yalnız, ancak, sadece:
"Sade, derenin iki tarafına sıralanan kavak ve ceviz ağaçlarını seyretmek bile insana sonsuz bir zevk veriyor." - Etem İzzet Benice
4. zarf İçine bir şey katılmamış olarak:
"Ben sade içerim, öteki kalfa şekerli içer..." - Hüseyin Rahmi Gürpınar
5. zarf Süsü, gösterişi olmadan, yalın biçimde, gösterişsiz olarak:
"Geriye dönüp anımsadığımda onu şık döpiyesleri içinde görüyorum, sade ve tertemiz giyinirdi." - Erendiz Atasü
6. sıfat, edebiyat Yalın, süssüz, anlaşılır olan (üslup, anlatım):
"Lirik şiir en halis şairlerin elinde gayet sadedir." - Yahya Kemal Beyatlı
Yazın Terimleri Sözlüğü - 1974
bk. tarih-i mühmel.
Kelime Kökeni
Farsça sāde ساده "saf, basit, yalnız, katıksız" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) yazılı örneği bulunmayan *sādak sözcüğünden evrilmiştir.
Tarihte En Eski Kaynak
[ Kıpçak Türkçesi Sözlüğü (1500 yılından önce) ]
