![]() |
| Erguvan ağacı |
Erguvan (Cercis siliquastrum), baklagiller (Fabaceae) familyasından, 10 metreye kadar boylanabilen, tek gövdeli, yaprak döken, çalı görünümünde bir ağaççıktır.
Yapraklar karşılıklı, basit, dairemsi 7–12 cm kadardır. Dip kısmı kalp şeklinde, ucu yuvarlak, kenarlar tamdır. Gençken kırmızımsı-mor daha sonra mavi-yeşile döner. Yüzeyi dalgalı düşmeden önce sarıdır. Çiçekler 1,5–2 cm uzunluğunda kırmızı-mor 3-6 tanesi bir arada bulunur. Meyve legümen (fasulye biçiminde) olup, 7–10 cm uzunluğundadır. Diğer bir önemli özelliği de toprağa azot bağlamasıdır.
Erguvan meyveleri fasulye görünümünde, 9–10 cm. uzun, 2–5 cm. geniş, kızılsı kahve renginde, karın çizgisinde dar ve uzunca kanat bulunur. Tohumu boldur. Sonbaharda olgunlaşan meyve kış boyunca bitki üzerinde kalır. Nisan-Mayıs ayında açan çiçekleri hermafrodit olup yapraklanmadan önce açarlar. Uzun saplı olan çiçekler 3-8 çiçekli salkım kuruluşunda ve erguvan kırmızısı rengi ile çok dekoratiftir.
Işık ağacıdır. Kışın donlardan bazen etkilenir. Anavatanı Güney Avrupa ve Batı Asya'dır. Türkiye'de Ege ve Marmara Bölgesi'nde yayılmıştır. Tohum ve çelikle üretilir. Tohumlarda kabuk sertliğinden kaynaklanan çimlenme engeli vardır. Tohumlar 2-3 dakika sıcak su ve 24 saat ılık suda bırakıldıktan sonra ilkbaharda ekilir. Çelikle üretim Temmuz-Ağustos aylarında alınan yarı odunsu çeliklerle yapılır.
Erguvan, yapraklanmadan önce Nisan ayı sonuyla Mayıs ayı başında yalnızca birkaç haftalığına baharın müjdecisi kabul edilen morumsu pembe renkte çiçekler açar. Bazı Hristiyan inanışlarına göre İsa'nın ihanet eden havarisi Yahuda kendini bu ağaca asmıştır. Efsaneye göre bu olaydan sonra önceleri beyaz olan erguvan çiçekleri utançtan ya da kandan kırmızıya dönmüştür. Yazın sap kısmından girintili yuvarlak yaprakları olur. Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır. Erguvan çiçeği havaların güzel gitmesi durumunda bazı sonbaharlarda da açar.
{tocify} $title={İçindekiler}
Biyolojik sınıflandırması
| Âlem | Plantae (Bitkiler) |
| Şube | Tracheophyta (Damarlı bitkiler) |
| Sınıf | Magnoliopsida (Çift çenekliler) |
| Takım | Fabales |
| Familya | Fabaceae (Baklagiller) |
| Cins | Cercis |
| Tür | C. siliquastrum |
| İkili adlandırma |
Cercis siliquastrum L., Sp. Pl.: 374 (1753) |
Taksonomi
Tür ilk olarak 1753'te Linnaeus tarafından tanımlanmış ve ona Latince "kapsül, kabuk" anlamına gelen "siliqua" kelimesinden türetilen "siliquastrum" özel sıfatını vermiştir. Cins ismi olarak; düz, odunsu tohum kabuklarının mekik dokuma aletiyle benzerliğine atıfta bulunularak "mekik" anlamına gelen Yunanca kerkis kullanıldı.
Erguvan'a atfedilen anlamlar ve tarihteki yeri
Erguvan, İstanbul'u, özellikle de İstanbul boğazını bahar aylarında kendine has mor rengine büründürür. Bizans ve Hristiyanlığın önemli simgelerindendir. Erguvan moru Bizans hükümdarlarının kıyafetlerinde kullanılan bir renktir. Doğal yollarla üretilen en zor renk olduğu için, bir zenginlik ve güç belirtisiydi; imparator dışında hiç kimse mor pelerin takamazdı.
Erguvan, yüzyıllar boyu Bursa şehrinin de simgesi olmuştur. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezit'in damadı Anadolu erenlerinden Emir Sultan'ın her yıl erguvan açma mevsiminde Bursa'da müritleriyle buluşması nedeniyle 14. yüzyıldan itibaren düzenlemeye başlanan erguvan şenlikleri, şehrin ekonomisine olumlu etkilerinden dolayı 19. yüzyıla kadar gelenek olarak sürdürülmüştür; günümüzde bu şenlikleri yeniden canlandırma çabası vardır.
erguvan ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
isim, bitki bilimi, Farsça erġavān
Baklagillerden, eflatunla kırmızı arası renkte çiçek açan, güzel bir süs ağacı; deliboynuz (Cercis siliquastrum):
"Erguvan dallarından örülmüş çardağın içi loştu iyice." - Necati Cumalı
Biyoloji Terimleri Sözlüğü - 1998
İngilizce: purple colour, judas tree, red bud, love tree, Fransızca: gaînier, arbre de judée, Almanca: echter Judasbaum, Latin: Cercis siliquastrum
Baklagiller (Leguminosae) familyasından, yaprakları almaşık dizilişte ve kalp şeklinde olan, çiçekleri er dişi, taç yaprakları erguvan renkli, 10 tane erkek organı bulunan, Batı ve Güney Anadolu'da doğal olarak yayılış gösteren, çalı ya da ağaç formunda yaprak döken bitkiler.
Kelime Kökeni
Farsça ve Orta Farsça (Pehlevice veya Partça) argavān أرگوان "kızılımsı mor çiçekler açan bir ağaç, kızılımsı mor renk" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen ˀargwānā ארגונא sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Akatça argamannu "erguvan rengi, kızıl mor" sözcüğünden alıntıdır.
Tarihte En Eski Kaynak
arguvan [ Kutadgu Bilig (1070) : tamam arguvan teg kızıl meŋzim érdi ]
