Fiil veya eylem, varlıkların yaptığı işi, hareketi ve oluşu çeşitli ekler alarak şahıs ve zamana bağlı olarak anlatan kelimedir.
Türkçede fiiller; haber ve dilek kip ekleri ile zaman ve tasarlama anlamı kazanır; şahıs ekleri ile işin veya oluşun kim tarafından gerçekleştirildiğini belirtir.
- Dün arabamı yıka-dı-m. (fiil + haber kip eki + şahıs eki)
- Yarınki maça mutlaka gel-meli-sin. (fiil + dilek kip eki + şahıs eki)
Fiiller; iş, durum ve oluş fiilleri olmak üzere üç gruba ayrılır:
- düşünmek, yazmak (iş fiili)
- büyümek, eskimek (oluş fiili)
- uyumak, durmak (durum fiili)
{tocify} $title={İçindekiler}
Örnekler
- gel-
- dinle-
- uyu-
- duyur-
- geçebil-
- mecbur ol-
- seyret-
Fiil ve yüklem
Zaman zaman fiil (eylem) ve yüklem kavramları birbirine karıştırılır. Fiil bir kelime türü iken yüklem cümlenin öğelerinden biridir. Yüklem öznenin yaptığı işi veya oluşu belirtir. Yüklemlerde fiil bulunma zorunluluğu yoktur. İsim cümlelerinde yüklemler isim soylu olabilir:
- Hava çok soğuk. (isim soylu yüklem)
- Hava birden soğudu. (fiil soylu yüklem)
Fiil çekimi
Fiil çekimi, fiil kök ve gövdelerine çekim eklerinin getirilmesidir. Fiil çekiminde en az üç unsur bulunur:
- Fiil kökü veya gövdesi
- Şekil veya zaman (kip) ekleri
- Şahıs eki
Bazı fiillerin çeşitli şekil ve zamanlardaki çekimleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
| Şahıs | 1. tekil | 2. tekil | 3. tekil | 1. çoğul | 2. çoğul | 3. çoğul |
|---|---|---|---|---|---|---|
| Bilinen geçmiş zaman | bak+tı+m | bak+tı+n | bak+tı | bak+tı+k | bak+tı+nız | bak+tı+(lar) |
| Gereklilik kipi | git+meli+yim | git+meli+sin | git+meli | git+meli+yiz | git+meli+siniz | git+meli+(ler) |
| Şimdiki zamanın rivâyeti | uyu+yor+muş+um | uyu+yor+muş+sun | uyu+yor+muş | uyu+yor+muş+uz | uyu+yor+muş+sunuz | uyu+yor+lar+mış |
Fiil çatısı
Fiillerin özne ve (varsa) nesneye göre girdiği şekle çatı denir. İsim cümlelerinin yüklemlerinde fiil bulunmadığından çatıdan söz edilemez.
Özneye göre
Etken - edilgen
Etken fiillerde eylemin kimin tarafından yapıldığı bellidir:
- Çocuklar kapının camını kırmış.
Edilgen fiilli cümlelerde işin kim tarafından yapıldığı bilinmez. Fiili edilgen yapan ekler -il ve -in ekleridir. Böyle fiiler yüklem olunca işi yapan belli değildir, gerçek özne yerine sözde özne vardır.
- Kapının camı kırılmış.
Bu örnekte kırma işinin kim tarafından yaptığı belli değildir. Dolayısıyla kırılmak fiili, öznesine göre edilgen çatılıdır. -il ekini içine alan kırmak, birinci örnekte nesne olan kapının camını sözde özne hâline getirmiştir.
Etken fiillerin yüklem olduğu cümlelerdeki "nesne", fiil edilgen hâle getirilirse "sözde özneye" dönüşür:
- Askerler bayrağı göndere çekti. (belirtili nesne)
- Bayrak göndere çekildi. (sözde özne)
Dönüşlü
Dönüşlü fiillerde eylemi yapan özne aynı zamanda ondan etkilenir. Nesne yoktur. Bu fiiller -l veya -n eki alırlar ve geçişsizdirler:
- Annem başarılarımla övünüyor.
- Gelin ve damat düğün için hazırlandı.
Tabiatla ilgili dönüşlü fiillerde yapma, kendi kendine olma demektir:
- Küresel ısınmadan dolayı neredeyse bütün buzullar geri çekildi.
- Gel-gitten dolayı sular bir saatte bayağı yükseldi.
- Yazın sıcağıyla gölün suyu çekildi.
Bazı fiillerin dönüşlü şekilleriyle edilgen şekilleri farklı eklerle yapılır.
İsme getirilen -iş, -len ve -leş ekleri de dönüşlülük anlamı katabilir:
- Olaya pek içlenmişti.
- Hasta, iğne etki edince sâkinleşti.
İşteş
İşteş fiilerde eylem birden fazla özne tarafından birlikte ya da karşılıklı yapılır. Fiili işteş yapabilmek için Türkçede –iş veya -ş eki kullanılır.
- Kapıda hasretle kucaklaştık.
- Arkadaşımla okul kapısında buluştuk.
Bu cümlede ise “buluşma” işi birden çok özne tarafından ve karşılıklı yapılmıştır.
Nesneye göre
Geçişli - geçişsiz
Geçişli fiiller belirtili ya da belirtisiz nesne alabilen fiillerdir. Bir fiilin geçişli olup olmadığı özneden sonra sorulan "ne", "neyi" ve "kimi" soruları sorularak anlaşılır:
- Zararlı böceklerden korumak için meyve bahçesini ilaçlayacağız. (belirtili nesne, geçişli fiil)
- Her bahar başlangıcında evi güzelce temizleriz. (belirtili nesne, geçişli fiil)
- Annem için bir demet çiçek aldım. (belirtisiz nesne, geçişli fiil)
- Gençler avluda çay içiyorlar. (belirtisiz nesne, geçişli fiil)
Geçişsiz fiiller sadece özne ile ilgili bilgi verir ve nesne almaz.
- Küçük çocuk bütün gün uyudu. (geçişsiz fiil)
- Yemek birazdan pişer. (geçişsiz fiil)
- Karlı bir Yılbaşı gecesi doğmuşum. (geçişsiz fiil)
- Burhan denizde yüzüyor. (geçişsiz fiil)
Oldurgan
"Geçişsiz" iken bir ek alarak geçişli hâle gelen fiillere oldurgan fiiller denir. Oldurganlık ekleri -dır, -r ve -t'dir.
- doğmak > doğurmak, ölmek > öldürmek, durmak > durdurmak, uyumak > uyutmak vs.
- Çocuklar erkenden yattı. (geçişsiz)
- Çocukları yatırdım. (geçişli/oldurgan)
- Yemyeşil kırlarda saatlerdir geziyoruz. (geçişsiz)
- Ablam yeni otomobili ile bizi sahilde gezdirdi. (geçişli/oldurgan)
- Köpek aralık kapıdan sokağa kaçtı. (geçişsiz)
- Çocuk balonu elinden kaçırdı. (geçişli/oldurgan)
- Japon balığım bu sabah öldü. (geçişsiz)
- Soğuk havalar balığımı öldürdü. (geçişli/oldurgan)
Ettirgen
"Geçişli" fiillere -dir, -t ve-r ekleri getirilerek oluşturulan yeni geçişli fiillere ettirgen fiiller denir. Bu fiiller eylemin özne tarafından ikinci ve hatta üçüncü bir varlığa yaptırıldığını ifade etmekte kullanılır:
- yıkamak > yıkatmak
- yıkatmak > yıkattırmak
- duymak > duyurmak
- duyurmak > duyurtmak
- içmek > içirmek
- içmek > içirtmek
Yukarıdaki örneklerde de görüleceği üzere aynı fiil ikinci kez ettirgen hâle getirilebilir:
- Bu sabah sakalımı kestim. (geçişli)
- Dün saçlarımı kestirdim. (geçişli/ettirgen)
- Okul müdürü uygunsuz olduğu gerekçesiyle saçlarımı kestirtti. (geçişli/ettirgen. Aynı fiil ikinci kez ettirgen hâle getirilmiştir.)
Oldurgan fiiller de -geçişli olduklarından- ettirgen hâle getirilebilirler:
- öldürmek (oldurgan) > öldürtmek (ettirgen)
- Erkenden yattım. (geçişsiz)
- Çocukları erkenden yatırdım. (geçişli/oldurgan)
- Yurt müdürü nöbetçileri tek tek yatakhanelere göndererek tüm öğrencileri yatırttı. (geçişli/ettirgen)
Yapısına göre fiiller
Kelime yapısına göre fiiller basit, türemiş ve bileşik olmak üzere üç gruba ayrılır.
Basit fiiller, "kök" hâlindeki fiillerdir:
- gel-, bak-, oku-
Türemiş fiiller, bir kökten yapım ekleri ile üretilmiş, "gövde" hâlindeki fiillerdir:
- yazdır-, başlat-, -çıkart-, avla-, çocuklaş-
Bileşik fiiller, birden fazla kelimenin yeni bir fiil yapmak üzere bir araya gelmesiyle oluşmuş fiillerdir:
- kapatabil-, koşuver-, bakakal-, düşeyaz- (kurallı bileşik fiiller)
- ayak dire-, başına gel-, kafa şişir- (deyimleşmiş bileşik fiiller)
- memnun ol-, beddua et- doğum yap- (yardımcı fiil ile oluşturulmuş bileşik fiiller)
- dolup taş-, uçup git-, yazıp dur- (ikili bileşik fiiller)
Fiilimsi
Fiilimsiler fiillerin çeşitli ekler alarak cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan hâlleridir:
- Yarın bize uğramanı istiyorum. (isim-fiil)
- Ağlayan çocuğu bir külah dondurma ile teselli etti. (sıfat-fiil)
- Birden zil çalınca havaya sıçradım. (zarf-fiil)
fiil ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
Arapça fiʿl
1. isim ► eylem.
2. isim, dil bilgisi Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan, zaman ve kiplerle çekimlenebilen, -ma- ekiyle olumsuz biçimi yapılabilen kelime türü; eylem.
Dilbilim Terimleri Sözlüğü - 1949
Fransızca: verbe
Eylem, oluş veya durum veya bir kelime ile, süreç anlatan kelime.Yürümek, Düşünmek (EYLEM FİİLİ, V. d'action) ; Büyümek, Eskimek (OLUŞ FİİLİ, V. de devenir) ; Uyumak, Durmak (DURUM FİİLİ, V. d'état öu statif). Fiiller bu hallerden birisini anlatmakla birlikte kişi fikrini de seriyorsa TÜKEL FİİL (Verbum finitum), mastar veya ortaç gibi kişi fikri vermiyorsa TÜKELSİZ FİİL (Verbum infinitum) sayılır. Filler çatı bakımından şöylece ayrılır: I. Uyumak, Doğmak, Durmak gibi fiille anlatılan kavramın özneye münhasır kalarak başka bir konuya geçmediği GEÇİŞSİZ FİİLLER (Lâzım veya gayri müteaddi f., V. intransitifs ou neutres) ve bunlara karşı Görmek, Bakmak gibi fiille anlatılan kavramın özneyi aşarak başka konulara da geçtiği GEÇİŞLİ FİİLLER (Müteaddi f. V. à rection ou transitifs). II. Yazmak, Kırmak gibi öznesi gerçek olan ETKEN (Malûm, Actif) fiillerle bunlara karşı Yazılmak, Kırılmak gibi öznesi gerçek olmayıp gramerce Öyle sayılan EDİLGEN (Meçhul, Passif fiiller. III. Yazdırmak gibi öznesi doğrudan doğruya işin yapıcısı olmayıp herhangi bir şekilde o işe sebep durumunda olan ETTİRiMLİ (Malûmdan müteaddi, Factitif) fiillere karşı Pişirmek gibi öznesi eylemin yapıcısı durumunda olan OLDURUMLU (Lâzımdan müteaddi, Causatif) filler. IV. Sevişmek, Çekişmek gibi öznelerinin kendi aralannda karşılıklı olarak hem özne hem nesne olduklarını anlatan KARŞILIKLI (Müşareketti, Réciproque ) fiiller. V. Uyumak, Doğmak gibi, geçişsiz olanlara karşı Yıkanmak, Çekilmek gibi aslında geçişli iken öznesi aynı zamanda nesne sayılan ÖZEDÖNÜSLÜ (Mütavaatlı, Réfléchi) fiiller, VI. Öznelerin bir işi birlikte yaptıklarını anlatan Uçuşmak, Gülüşmek gibi İŞTEŞLİK (V. de coopération) fiilleri. VII. "Buradan geçilmez' sözünde olduğu gibi özensiz kullanılan fiiller. VIII. Şekilce başka anlamca başka çatıda olan ORTA (Moyen fiiler (bk. Orta). IX. Hem etken hem edilgen olarak kullanılan ORTAK DEĞERLİ (à valeur moyenne) fiiller: Hava bozdu (=bozuldu, Çiçekler açtı, (açıldı) gibi. Fiiller ayrıca şu bakımlardan da sınıflara ayrılırlar. 1. Çekimleri KURALLI (Régulier), KURALSIZ (irrégulier,9 EKSİKLİ (Défectif), TEK KİŞİLİ (Ünipersonnel : gerekmek gibi) veya KİŞİSİZ (Impersonnel) olan fiiller. 2. Bakmak, sevmek gibi İLKİNDEN FİİL (V. primaire ou non dénominati), Gülümsemek, Ellemek gibi TÜREME FİİL (V. secondaire) olanlar. 3. Gülümsemek, Gidebilmek gibi FİİLDEN (TÜREME) FİİL (V. déverbal ou déver-batif ) olanlara karşı Boyamak, Ellemek, Gözlemek, Azımsamak gibi İSİMDEN (TÜREME) FİİLLER (V. dénominal ou dénominatif). 4. İster ilkinden fiil, ister türeme fiil olsun bunların ilk kuruluş şekillerine UZAMASIZ, çatı değiştirmek üzere eklerle yapılan yeni şekillerine isé UZAMALI denir: Bakmak (uzamasız), Baktırmak, Bakılmak, Baktırılmak... (Uzamalı) gibi. 5. Etmek, Olmak, Görünmek gibi iyi etmek, iyi olmak, iyi görünmek tarzında ancak zarf görevinde bir isim veya sıfatla kullanılmağa ihtiyacı olan YÜKLEMLİK FİİLLER (V. attributifs ou prédicatifs). 6. Bu yüklemlik fiillerle yapılan BİLEŞİK FİİLLER (V. composé: îyi etmek, Güzel olmak gibi). 7. Kılmış çeşitleri ve karmaşık fiiller yapmak üzere başka fiillerin sonuna getirilen bilmek, vermek, yazmak gibi YARDIMCI FİİLLER bk. Kılınış). 8. Bunların yardı-miyle meydana getirilen KARMAŞIK FİİLLER ( V. complexe: bk. Karmaşık fiil), 9. Tahtayı delmek gibi GERÇEK NESNELİ (Affectif) ve Delik delmek gibi GÖRÜNÜRDE NESNELİ (effectif) olarak kullanılan fiiller. bk. İç nesne., 10. İmek (=être) (ve dilimizde bazen bunun geçişsiz şekli yerine kullanılan olmak) fiili, "Dün burada idim" ve "Yarın orada olacağım" söylemlerinde olduğu gibi varlık bildirdiği vakit VARLIK FİİLİ (V, substantif ), yüklemle yâni. "Dün hasta idim" tarzında kullanıldığı vakit; ise SALT veya SOYUT fiil (V. absolu ou abstrait) adiyle anılır; buna karşı bütün öteki fiiller İLİNEKLİ (Adjectif) ve SOMUT (Concret), ASIL (Proprement dit), GERÇEK (réel) ASTDEYİLİ (Connotatif) diye adlanır. 11. Fiiller ayrıca kılınış bakımından da türlü adlar alır,, bk. Kılmış.
Gramer Terimleri Sözlüğü - 2003
Türkçe: fiil, İngilizce: verb, Fransızca: verbe, Almanca: Verb, Verbum, Zeitwort
Bir kılışı, bir oluşu veya bir durumu anlatan; olumlu ve olumsuz şekillere girebilen kelime: yaz-, yazma-, koş-, koşma- (kılış), sarar-, büyü- (oluş), sus-, susma-, dur-, (durum) vb. Bunları söz içinde fiillerin ad biçimi olan mastarlar ile adlandırırız. Fiilleri nitelikleri bakımından kılış fiilleri, oluş fiilleri ve durum fiilleri diye sınıflandırmak mümkündür. Fiiller, gösterdikleri kılış ve oluşun söz içinde bir şahsı veya bir nesneyi etkileyip etkilememesi bakımından da geçişli ve geçişsiz diye sınıflandırılır: okumak, göndermek, bildirmek, pişmek, geçmek, büyümek gibi. Fiiller çeşitli çatı ekleri olarak aynı fiil kökünün farklı görünüşlerini sergileyen fiil tabanlarını oluştururlar. Buna göre de dönüşlü, edilgen, işteş, ettirgen gibi adlar alırlar: tutmak, tut-un-mak, tut-ul-mak, tut-uş-mak, tut-tur-mak vb. Zaman ve şahıs ekleri ile genişletilen fiiller bir kılış ve oluşu bitmiş, tamamlanmış duruma (verbum finitum) getirirler: ara-dı-m, bak-acak-sın, otur-uyor-lar gibi. Fiilleri yalnız başına fiil olup olmama özellikleri bakımından da asıl fiiller, yardımcı fiiller ve ek-fiil diye gruplandırabiliriz. bk. Yukarıda gösterilen fiil türlerine ve ayrıca çatı, fiil çekimi, fiil çekim eki.
Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu - 1997
Azerbaycan Türkçesi: fe'l; Türkmen Türkçesi: iişlik; Gagauz Türkçesi: işlik; Özbek Türkçesi: fe'l; Uygur Türkçesi: peil; Tat:fiğıl'; Başkurt Türkçesi: qılım; Kmk: glagol ~ işlik; Krç.-Malk.: etim; Nogay Türkçesi: glagol;Kazak Türkçesi: etistik; Kırgız Türkçesi: etiş; Alt: glagol; Hakas Türkçesi: glagol; Tuva Türkçesi: kılıg sözü; Şor Türkçesi: glagol; Rusça: glagol
Kelime Kökeni
Arapça fˁl kökünden gelen fiˁl فعل "edim, eylem, iş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faˁala فعل "yaptı, etti, işledi" fiilinin masdarıdır. (NOT: Bu sözcük İbranice ve Aramice/Süryanice aynı anlama gelen #pˁl פעל kökü ile eş kökenlidir. )
Tarihte En Eski Kaynak
fiˁl [ Mukaddimetü'l-Edeb (1300 yılından önce) ]
