yerleşmek ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. -e Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak:
Bu taş buraya adamakıllı yerleşmiş.
2. -e Yer bulup oturmak:
"Arabaya, birbirine sıkışarak yerleştiler." - Sait Faik Abasıyanık
3. -e Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak:
Oğlu bankaya yerleşmiş.
4. -e Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak:
"Rıza böylece ahırın üst katındaki dairesine yerleşti." - Haldun Taner
5. nesnesiz Eşyayı yerli yerine koymak:
Taşındık, ama daha yerleşemedik.
6. -e Rahat bir biçimde oturmak:
Koltuğa iyice yerleşti.
7. nesnesiz, mecaz Yaygın duruma gelmek, tutunmak:
"Demokrasinin ne suretle yerleşip kalabileceği hakkında garip fikirleri vardır." - Halide Edip Adıvar
8. -e, nesnesiz, mecaz Alışılmak, kullanılır olmak:
Birtakım yeni kelimeler zamanla yerleşiyor.
9. -e Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak.
Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu - 1963
Türkçe: temekkün etmek, Fransızca: établir (s')
yurtlanmak (coğrafya)
