Esnaf, kelime anlamı olarak sınıflar anlamına gelir. Bağımsız çalışan, yaptığı iş sermayeden ziyade kol ve beden gücüne (emeğe) dayanan girişimcileri tanımlamak için kullanılır. Zanaatkâr ve küçük ticarethane sahipleri esnaf olarak anılır. Esnaf ile taciri ayırmada temel olarak emek-sermaye yoğunluğu dikkate alınır.
{tocify} $title={İçindekiler}
Türk Ticaret Kanunu'na göre tanım
İktisadi faaliyeti nakdi sermayeden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlayacak düzeyde bulunan işletmelerdir. TTK'na göre; “İster gezici olsun, ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan (geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan) ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.”
Zanaatkar
Zanaat, sermayeden çok nitelikli emeğe dayalı; öğrenimin yanı sıra kişisel el yeteneği ve ustalık gerektiren meslektir. Bu tür meslekleri yapan kişilere Zanaatkar adı verilir. Ancak yeni Türk Ticaret Kanunu içerisinde "Zanaat" kavramı yerine Sanat tabiri ve "Zanaatkar" kavramı yerine de Sanatkar ifadesi kullanılmıştır.
Esnaf grupları
Esnafa yönelik DPT ölçütlerini temel alan bir sınıflandırma şöyledir:
- Alım-Satım ve Hizmet Grubu
- Gıda: Bakkal, kasap, celep, sebzeci, meyvacı, sütçü, yoğurtçu, lokantacı, kebapçı, köfteci, uncu, kepekçi, tatlıcı, börekçi, yağcı, pastacı, muhallebici, dondurmacı, kuruyemişçi, zahireci, pazarcı
- Ulaştırma: Şoför, nakliyeci, taksici, motorcu, at arabacı, bisikletçi, servisçi
- Dinlenme, Barınma, Eğlence: Hancı, otelci, kahveci, kıraathaneci, gazinocu, meyhaneci, sanatçı, müzisyen
- Temizlik, Sağlık: Berber, hamamcı, banyocu, kurutemizlemeci, ütücü, kolacı, eczacı
- Giyim-Kuşam: Konfeksiyoncu, manifaturacı, tuhafiyeci, eskici, kavaf, trikocu
- İmalat ve Tamirat Grubu
- Gıda: Değirmenci, fırıncı, uncu, ağdacı, pekmezci, pestilci, yağcı, mandıracı, sucukçu, pastırmacı, konserveci, leblebici, şarküteri
- Dokuma: Dokumacı, halıcı, kilimci, örücü, ipçi
- Giyim-Kuşam: Terzi, kunduracı, gözlükçü, fırfırcı, düğmeci, şapkacı, gömlekçi, iççamaşırcı
- Deri: Saraç, tabak, köşker, semerci, eğerci
- Ağaç işleri: Marangoz, mobilyacı, ambalajcı, bıçkıcı, doğramacı
- Madeni eşya: Demirci, bakırcı, kalaycı, tenekeci, sobacı, tornacı, frezeci, tesviyeci, dökümcü, nalbant, kesici
- Metal olmayan eşya: İnşaat malzemecisi, toprak eşyacı, kireççi, alçıcı, beton eşya, taşçı, mermerci
- Oto: Oto tamirci, kaportacı, boyacı, karoserci, şasici, elektrikçi, döşemeci, radyatörcü, lastikçi, kaynakçı, camcı, motorcu, aksesuarcı
- Elektrik: Tesisatçı, malzemeci
- Yapı: Duvarcı, boyacı, badanacı, sıhhi tesisatçı, camcı, mozaikçi, sıvacı
- Yayın: Matbaacı, ciltçi, ambalajcı, kırtasiyeci, tercüman, çevirmen
esnaf ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
Arapça eṣnāf
1. isim Küçük sermaye ve zanaat sahibi; artizan:
"Kendileri balıkçı olmayıp da balık satan esnafı da severim." - Sait Faik Abasıyanık
2. isim, mecaz Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse.
İktisat Terimleri Sözlüğü - 2004
İngilizce: artisan, craftman, retailer
Kendi emeği ve sermayesini kullanan, yanında az sayıda işçi çalıştıran, küçük sermaye ve zanaat sahibi.
Kelime Kökeni
Arapça aṣnāf أصناف "loncalar, sınıflar, meslek grupları" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ṣnf kökünden gelen ṣinf صنف sözcüğünün çoğuludur. Daha fazla bilgi için sınıf maddesine bakınız.
Tarihte En Eski Kaynak
"sınıflar, özellikle halk sınıfları" [ F (1451) : kamu esnaf halk anda gelürler, konuklanurlardı. ]
