fıkra

 

fıkra

Fıkra, latife, nükte veya nekre, özlü bir anlatımı olan, nükteli ve güldürücü kısa hikâye. Nasreddin Hoca fıkraları, Karadeniz fıkraları ve Bektaşi fıkraları bunlara örnektir. Hikâye şeklinde olmayan güldürücü sözlere espri veya nükte denir. Espri anlamında da kullanılan şaka kavramı ise güldürücü hareketleri de kapsar. Milletlerin ortak hayat görüşünü, zekâ ve hazırcevaplılığını yansıtmaktadır. Sözlü edebiyatın ürünleri olan fıkralar zamanla anonimleşerek iç içe girmiş giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşarak tek bir olayı içinde barındırmaktadır.

{tocify} $title={İçindekiler}

Kullanımı

Latife ve daha sonraki adlandırılışıyla fıkra anlatım bakımından hikâye, güldürme yönünden de gülmece karakteri taşıdığı için bu iki tür arasında görülmüştür. Kâşgarlı Mahmud'un küg ve külüt kelimeleriyle karşıladığı fıkra "halk arasında ortaya çıkıp insanları güldüren şey, halk arasında gülünç olan nesne" şeklinde açıklanmıştır. XVI. yüzyıldan sonra Osmanlı Devleti'nde terim olarak kullanılmış ve fıkraların toplandığı eserlere de "letâif, letâifnâme" denmiştir. Latife sözcüğü XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren fıkra, nükte, nekre vb. kavramlarla eş anlamlı olarak kullanılmaya başlanmıştır. XX. yüzyıl ile halk edebiyatının bir ürünü olarak ele alınmış ve "latife"ye oranla "fıkra" adı yaygın olarak kullanılmıştır.

fıkra ne demek? TDK anlamı ve açıklaması

Arapça fiḳra

1. isim, edebiyat Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik:

      "Nasrettin Hoca'nın hemen bütün fıkraları insanla vicdan arasındaki münasebete ilişkindir." - Burhan Felek

2. isim, edebiyatköşe yazısı:

      "Dişimi sıkıp da altı yedi fıkra birden çıkartırsam gazetenin yazıları aksamayacaktı." - Çetin Altan

3. isim, hukuk Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri:

      "Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir." - Anayasa

4. isimparagraf.

5. isim, eskimiş, anatomiomur.

Kelime Kökeni

Arapça fḳr kökünden gelen fiḳrat فقرة  "1. omur, vertebra, 2. kasidenin baş beyti" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça faḳr فقر  "delme" sözcüğünün ismi merresidir.

Tarihte En Eski Kaynak

  • "1. omurga kemiği, 2. kasidenin baş beyti, bir şiir veya nutkun vurucu noktaları" [ Meninski, Thesaurus (1680) ]
  • "kısacık hikâye, bir gazete makalesinin alt bölümlerinden her biri" [ Ahmet Vefik Paşa, Lugat-ı Osmani (1876) ]
  • "maddeler halindeki bir metnin alt maddesi" [ Kamus-ı Türki (1900) ]

Yorum Gönder

🚨 Önemli: Yorum Yapmadan Önce Okuyunuz
  • ✔ Yorumlarınız *Türkçe yazım kurallarına uygun*, saygılı ve konuyla alakalı olmalıdır.
  • ✖ Küfür, hakaret, reklam ve spam içerikli yorumlar *yayınlanmayacaktır*. Denetim süreci uygulanır.
Daha yeni Daha eski
💬