konuşma ne demek? TDK anlamı ve açıklaması
1. isim Konuşmak işi; musahabe:
"Hurşit hiç karışmıyordu konuşmaya." - Ayşe Kulin
2. isim ► görüşme:
"Devlet umuruyla meşgul bir büyük adamın Tevfik gibi bir pespaye ile konuşmasındaki tenezzülün ne kadar ulvi, ne kadar alicenap bir hareket olduğunu olanca kuvvetiyle ihsas etti." - Halide Edip Adıvar
3. isim ► konferans:
"Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır." - Yahya Kemal Beyatlı
Tiyatro Terimleri Sözlüğü - 1966
İngilizce: dialogue, Almanca: Zwiegespröch
Bir oyunda iki kişi arasında söylediği, oyuna göre düzenlenmiş sözler.
Yazın Terimleri Sözlüğü - 1974
Fransızca: conférence
Bilim savı taşıyan ve bir konuyu inceleyen söylev.
Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü - 1948
Türkçe: Musahabe, Fransızca: Causerie
Bir konuyu, iddiasız olarak inceliyen söylev.
Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü - 1983
İngilizce: dialogue, Fransızca: dialogue, Almanca: Zwiegespräch, Wechselgespräch
Bir oyunda iki kişinin birbiriyle konuşması.
Gramer Terimleri Sözlüğü - 2003
İngilizce: speech, Fransızca: parole, Almanca: Sprechen
Düşünceyi sözle ifade etme işi. Aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi.
Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu - 1997
Azerbaycan Türkçesi: danışıg; Türkmen Türkçesi: gepleşik; Gagauz Türkçesi: konuşmak ~ lafetmäk;Özbek Türkçesi: sozlaşuv; Uygur Türkçesi: sözlişiş; Tat: söyläşü ~ süz alışu ~ söyläm; Başkurt Türkçesi: höyläşew; Kmk: söylew ~ lakır; Krç.-Malk.: söleşiw ~ uşak; Nogay Türkçesi: söylesüw; Kazak Türkçesi: söylesuw; Kırgız Türkçesi: süylöşüü; Alt:: kuuçın-ermek; Hakas Türkçesi: çooh; Tuva Türkçesi: çugaa; Şor Türkçesi: çook ~ çooktaş; Rusça: razgovor
