kök

 

kök

kök ne demek? TDK anlamı ve açıklaması

kök (I)

1. isim, bitki bilimi Bitkileri toprağa bağlayan, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.

2. isim, bitki bilimi ► kök sap.

3. isim Bazı şeylerde dip bölüm:

      Diş kökü.

4. isim Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane:

      Üç kök maydanoz.

5. isim, mecaz Dip, temel, esas:

      "Ta gölden başlayan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu." - Halide Edip Adıvar

6. isim, mecaz Bir şeyin başlangıç noktası:

      "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı." - Abdülhak Şinasi Hisar

7. isim, mecaz Bir kimseyi bir yere bağlayan manevi temel güçlerin bütünü.

8. isim, dil bilgisi Kelimenin ekleri çıkarıldıktan sonra kalan anlamlı bölümü: Kırdırmak kelimesinin kır-, taşlık kelimesinin taş bölümü köktür.

9. isim, kimya Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ancak birçok tepkimeyi nitelik değiştirmeden kalabilen atom kümesi.

10. isim, matematik Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek veya birleşik değer, (√).

kök (II)

isim, müzik, Farsça kūk

Sazı kurmaya yarayan burgu.

Bilişim Terimleri Sözlüğü - 1981

İngilizce: radix, Fransızca: base (de numération)

Bir köksel sayılama dizgesinde bir basamağın ağırlığını elde etmek üzere, bir alt sıradaki basamağın ağırlığının çarpılması gereken katsayı, örn. onlu sayılama dizgesinde her sayı yerinin kökü 10'dur. "Taban" sözcüğü, örneği kayan ayrımlı gösterim dizgesinde görülen, matematiksel kullanıma ayrılarak, bu anlam için kullanılmamalıdır.

Kimya Terimleri Sözlüğü - 1981

Türkçe: cezir, radikal, İngilizce: radical, Fransızca: radical, Almanca: Radikal

1. Çok kısa yaşamlı olup başka kök ya da moleküllerle hızla tepkime veren ve tek sayılı elektron bulunduran atom ya da molekül (Örn. BrCH3). 2. Olağan koşullarda çevresinden yalıtılamayan, ancak birçok tepkimeden nitelik değiştirmeden geçebilen atom kümesi (Örn. -NO3).

Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu - 1963

Türkçe: cezir, cezrî, Fransızca: radical

(köksel) (kimya)

Dilbilgisi Terimleri Sözlüğü - 1972

Türkçe: cezir, İngilizce: root, Fransızca: racine, Almanca: Wurzel

Sözcüğün, ekleri ayrıldıktan sonra, geriye kalan anlamlı bölümü: Evlendirilmek sözcüğünün kökü ev, başlatılmak sözcüğünün kökü baş yapılmalı sözcüğünün kökü yap vb.

Biyoloji Terimleri Sözlüğü - 1998

Türkçe: cezr, İngilizce: root, Fransızca: racine, Almanca: Wurzel

1. Bitkinin toprak altında gelişen, topraktaki tuzları ve suyu emen, bitkiyi toprağa bağlayan, karbohidratları depo eden, hormon sentezleyen ve yer çekimi doğrultusunda büyüyen yapısı. 2. Dişin, saçın, tırnağın gömülü kısımları.

Dilbilim Terimleri Sözlüğü - 1949

Türkçe: cezir, Fransızca: racine

Bir kelimenin, şekil öğeleri çıkarıldıktan sonra artık daha yalın bir hale konamıyan kısmı, ki bir kelime ailesi üyelerinde ya değişiksiz veya değişik olarak görünür (bk. Gövde, Köken, Taban). Bopp'tan beri, kökleri ikiye ayırırlar: bir şeyi gösterip belirtmeye yarayan GÖSTERMELİK veya ZAMİRLİK (indicative ou pronominale) kökler ile bunların dışında kalan ve bir şeyin niteliğini gösteren HABERLİK, YÜKLEMLİK, KAVRAMLIK véya FİİLLİK (attributive, predicative, significative ou verbale kökler.

Gramer Terimleri Sözlüğü - 2003

İngilizce: root, Fransızca: racine, Almanca: Wurzel

Kelimelerin bütün yapım ve çekim eklerini çıkardıktan sonra ayrılamayan ve esas (temel) anlamı taşıyan bölümü: ye-, sor-, kış, el(elig), al-, dur-, yol, ver- vb.

Türk Dünyası Gramer Terimleri Kılavuzu - 1997

Azerbaycan Türkçesi: kök; Türkmen Türkçesi: kök; Gagauz Türkçesi: kök; Özbek Türkçesi: ozak; Uygur Türkçesi: tomur ~ yiltiz;Tatar Türkçesi: tamir ~ tamir kisäk; Başkurt Türkçesi: tamir; Kmk: tamur; Krç.-Malk.: tamir;Nogay Türkçesi: tamir; Kazak Türkçesi: tübir; Kırgız Türkçesi: ungu; Alt: tazıl; Hakas Türkçesi: töstîk; Tuva Türkçesi: tazıl;Şor Türkçesi: *tazıl; Rusça: koren

Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü -

hlk. Eyer bağı.

Mantık Terimleri Sözlüğü - 1976

İngilizce: root

Bitkiyi toprağa bağlayan ve topraktan su ve suda çözünmüş tuzları ve organik maddeleri bitkiye sağlayan toprak altında bulunan organ.

Kelime Kökeni

Eski Türkçe kök2 sözcüğünden evrilmiştir.

Tarihte En Eski Kaynak

kök2 "bitki kökü, (mec.) soy, asl" [ Uygurca (1000 yılından önce) ]

1 Yorumlar

  1. Kök, kara hayatına uymuş olan gelişmiş bitkilerde, genel olarak toprak içerisine doğru büyüyen ama nadiren toprak üstünde de bulunan bir organdır.

    Görevi, bitkiyi toprağa bağlamak, topraktan su ve su içerisinde erimiş halde bulunan tuzları (inorganik maddeleri) emerek gövdeye iletmektir. Kökler, besin maddeleri biriktirmek suretiyle depo organı vazifesini de görürler. Her ne kadar kök toprak içerisinde bulunuyorsa da, bazı bitkilerin kökleri hava veya su içinde de gelişebilir. Havada gelişen köklere hava kökleri, suda gelişen köklere su kökleri denir. Karayosunları ve eğreltiler gibi ilkel bitkilerde gerçek kök olmayıp, köksü (rizoid) uzantılar vardır.

    Genel olarak dış görünüşü bakımından kökün gövdeden farkı, yaprak taşıyan düğümlere (nod) ve düğümler arasına (internod) sahib olmaması ve kloroplast ihtiva etmemesinden dolayı yeşil renkli görünmemesidir. Toprak altında bulunan kök ve yan köklerden ibaret kök sisteminin yüzeyi, toprak üstündeki gövde ve yan dalların yüzey toplamına eşit veya daha fazladır.

    Çimlenmekte olan tohumdan süren genç kök, embriyonun radikula (kökü verecek meristem bölgesi) kısmının gelişmesiyle meydana gelir. Genç bir kökte şu kısımlar ayırt edilir. En uç kısmında sarımsı veya kahverengimsi konik şeklinde kaliptra (yüksük) bölgesi, yukarıya doğru 1–2 mm uzunlukta uç meristem bölgesi, daha üstte uzama bölgesi, sonra kök tüylerinin bulunduğu kök tüyü bölgesi gelir. Kök tüylerinin bulunduğu bölgenin üstünde kök tüylerinin düşmesiyle koruma ödevini yapmak üzere meydana gelmiş koyu renkli mantarlaşmış koruyucu doku bölgesi bulunur. Suda çimlendirilen bir kısım tohumlar kök tüyleri bulundurmayabilirler. Kök tüyleri toprakta bulunan su ve tuzların emilmesine yardımcı olurlar. Kökler; ana kök, yan kök ve ek kök gibi çeşitlere ayrılırlar. Tohumun çimlenip, radikulanın gelişmesiyle meydana gelen köke, ana kök denir. Ana kökten belli bir açı teşkil edecek tarzda çıkan köklere yan kök denir. Yan kökler de dallanarak üçüncü-dördüncü ve daha fazla dereceden yan köklere ayrılabilir. Bazı bitkilerde ana kökün yerini, ömürleri bitkinin ömrü kadar uzun olmayan kökler alabilir. Bu köklere ek kökleri adı verilir. Ek kökler, vazife ve yapıları bakımından ana köklere benzerlerse de kökten başka bir organdan meydana gelirler. Soğanlı bitkilerde görülen kökler ek köklere örnek gösterilebilir. Bazı yapraklardan meydana gelen köklerle, eşeysiz üreme yoluyla bitkilerin çoğaltılmasında kullanılan dal çeliklerinin verdikleri kökler de ek köklere örnek gösterilebilir.

    Kökler de temel vazifelerinden başka vazifeleri görmek üzere değişikliğe uğrayabilirler. Bazı baklagillerdeki yumru kökler, bitkiyi daha fazla derine çekerek daha sıkı tespit eden çekme kökleri, savunma vazifesini görmek üzere diken şeklini almış kökler, parazit bitkilerin üzerinde yaşadıkları bitkinin besin maddelerini emmek için bitkinin dokusuna gönderdikleri sömürme kökleri (havstoryum), hava içerisinde gelişen hava kökleri, su içerisinde gelişen su kökleri değişikliğe uğramış kök çeşitlerine örnek olarak gösterilebilir.

    Kökün iç yapısına kısaca bakarsak, gövdeden pek farklılık göstermez. Kökün genç bölgesinden enine kesit alınacak olursa dıştan içeri doğru koruyucu doku (epidermis veya eksoderma), kabuk (korteks) ve merkezi silindir (iletim demetlerinin bulunduğu orta kısım) den meydana geldiği görülür.

    YanıtlaSil
🚨 Önemli: Yorum Yapmadan Önce Okuyunuz
  • ✔ Yorumlarınız *Türkçe yazım kurallarına uygun*, saygılı ve konuyla alakalı olmalıdır.
  • ✖ Küfür, hakaret, reklam ve spam içerikli yorumlar *yayınlanmayacaktır*. Denetim süreci uygulanır.
Daha yeni Daha eski
💬