Abdullah bin Zübeyr

 

Abdullah bin Zübeyr
Abdullah bin Zübeyr'in adına basılmış gümüş dirhem

Abdullah bin Zübeyr (Arapça: عبد الله بن الزبير; 624-692), sahabelerden Zübeyr bin Avvam ile halifelerden ilki olan Ebu Bekir bin Kuhafe'nin kızı Esma bint Ebu Bekir'in oğlu, İslâm Peygamberi'nin eşlerinden biri olan Ayşe bint Ebu Bekir'in yeğenidir.

{tocify} $title={İçindekiler}

Hakkında bilgi nedir?

  • Doğum tarihi: Mayıs 624
  • Doğum yeri: Medine
  • Ölüm tarihi: Kasım 692
  • Ölüm yeri: Mekke

Hayatı

Medine'de Muhacirundan doğan ilk çocuktur. Benî Esed kabilesine mensup olup henüz gençliğinden itibaren İslâm Ordusu ile Bizans ve Sâsânî İmparatorluğu'na karşı yapılan birçok savaşa katıldı. Yine Tunus bölgesine 647 veya 649'da düzenlenen bir seferde Bizans İmparatorluğu Afrika Eksarhı olan Gregori'yi öldürerek zaferin kazanılmasında önemli bir rol oynadı.

Cemel Muharebesi'nde teyzesi Ayşe bint Ebu Bekir ve babası Zübeyr bin Avvâm'ın yanında, Ali'ye karşı savaşmıştır.

I. Yezîd dönemi ve Emevilere karşı ayaklanması

    Ana madde: Abdullah bin Zübeyr İsyanı

Abdullah bin Zübeyr, kendisi gibi I. Yezîd'e biat etmeyen Hüseyin bin Ali'nin Kerbela'da aile efradıyla birlikte öldürülmesinin ardından hilafetini ilan etti ve Mekke, Medine ve Hicaz halkı ona biat etti.

Halkın Emevilere karşı tutumunu ve otorite boşluğunu akıllıca kullanarak hükmettiği alanı Arabistan'ın güneyi, Irak, Suriye'nin büyük bölümü, Mısır'ın bir bölümü olmak üzere genişletti. Bunun üzerine Yezîd, Mekke ve Medine üzerine bir ordu gönderdi. Abdullah, bu orduya karşı Mekke'yi üç ay boyunca savundu. Yezîd'in ölüm haberi gelince Emevî ordusu kuşatmayı kaldırarak Şam'a dönmek zorunda kaldı.

II. Muâviye'nin ölümünden sonra İbni Zübeyr'in yaklaşık etki alanı
II. Muâviye'nin ölümünden sonra İbni Zübeyr'in yaklaşık etki alanı

Abdullah bin Zübeyr İsyanı'nın coğrafyası

Müslümanların hac ibadetinde ziyaret ettiği yerlerden olan Muhammed'in doğum yeri, kıble ve Kâbe'nin yerinin neresi olduğu konusu 1970'li yıllardan bu yana tartışılmaktadır. Arkeolojik araştırmalarda Mekke'nin rivayetlerin aksine yeni bir şehir olarak ortaya çıkışı, bilinen tarih kaynaklarında ve haritalarda adının 8. yüzyıl öncesinde geçmemesi, ticaret yolları üzerinde olmaması yanında tarım açısından arazinin uygunsuz oluşu, erken dönem İslam tarihi hakkında ipuçları veren Kur'an ve hadis rivayetlerinde tanımlanan bazı yer isimleri ve özellikleri ile Mekke coğrafi yapısının uyuşmaması araştırmacıları İslam'ın kaynakları konusunda farklı arayışlara yöneltmiştir.

Muaviye'nin ölümü sonrasında çıkan iç karışıklıklarda Kâbe Yezid'in askerlerince mancınıklar kullanılarak taşa tutulmuş, isabet alan karataş üç parçaya bölünmüş, Kâbe yıkılmıştır. Kanadalı arkeolog ve İslam tarihi araştırmacısı Dan Gibson'a göre sözü edilen yıkım bugünkü Mekke şehrinde değil, bundan yaklaşık 1200 kilometre kuzeyde, Petra'da gerçekleşmişti. Araştırmalarında ulaştığı en eski camilerin kıble duvarlarının Petra'yı göstermeleri nedeniyle, bu bulgularla ayet, hadis ve siyer kaynaklarındaki diğer ipuçlarını bir araya getiren Gibson Muhammed'in Petra'da yaşamış ve buradan Medine'ye göç etmiş olduğu sonucuna ulaşmıştır. Ona göre Kur'an'da bahsedilen “bekke” veya “mekke” sözcükleri de Petra'yı ifade ediyordu. Müslümanların ilk kıblesi de Kudüs'teki Mescid-i Aksa değil Petra'da Al-Lat tapınağı olarak kullanılan kübik yapı olmalıydı. Gibson Petra'da İslam öncesi ve İbni Zübeyr öncesi erken İslam döneminde haccın nasıl icra şeklini anlattığı bir video yayınladı.

Bu yapı Müslümanların iç savaşlarından birisi olan Abdullah bin Zübeyr İsyanı sırasında mancınıklarla yıkılmış, İbni Zübeyr karataşı diğer kutsal eşyalarla birlikte alarak Emevi saldırılarından uzakta, bugünkü Mekke'nin bulunduğu yere taşımış, yeni tapınağı burada inşa etmişti. Emevilere karşı Abbasilerin desteğini kazanan yeni mekan birkaç yüzyıllık bir geçiş dönemi sonunda tamamen benimsenmiş, yeni yapılan camilerin yönü Mekke'ye dönük olarak inşa edilmeye başlanmış, Mekke Müslümanların yeni hac merkezi olmuştur. Fakat bu iddiaya erken dönemde Müslümanların Kâbe'nin yerini doğru hesaplayamadıkları için bazı camilerde kıble yönünün yanlış olduğu gerekçesiyle karşı çıkılmaktadır. Nitekim günümüze yakın tarihlerde inşa edilmiş bazı camilerin de kıble yönünün yanlış hesaplandığı belirtilmektedir. Kâbe'nin bulunduğu Mekke'de bile bazıları 50 yıldan daha eski 200 civarında caminin kıble yönünün yanlış olduğu belirlenmiştir. 7. yüzyılda yaşayan John Bar Penkaye isimli Süryani bir yazarın Abdullah bin Zübeyr'in isyanı devam ederken yazdığı kroniklerinde Kabe'nin taşınmasından veya Petra'dan bahsetmemesi, Kabe'nin konumunun çölün uzak noktalarında olarak bahsetmesi, Kabe'nin taşındığı veya aslında Petra'da bulunduğu iddialarının geçerliliğini yitirtmektedir. Ayrıca Kehf Suresinde geçen al-Raqīm'in (الرقيم), Petra (Raqēmō) olduğu şeklinde görüş de bulunmaktadır. 2.yüzyılda (100-200) yaşayan gökbilimci, matematikçi, filozof ve aynı zamanda coğrafyacı olan Batlamyus Arabistan'da bulunan 50 şehrin bir listesini yayınlamış ve liste "Macoraba" adlı bir şehri içermiştir. 1646 yılından beri süregelen spekülasyonlar olmakla beraber bu şehrin Mekke ile bağlantılı olduğuna dair tartışmalar sürmektedir. Son zamanlarda, antik haritaları yeniden oluşturmak ve konumlarını modern koordinatlara çevirmek için gelişmiş matematiksel modeller kullanan araştırmacılar, Mekke ve Batlamyus'un bahsettiği Macoraba şehrinin aynı yerde olduğunu doğrulayabildiler.

Harre Savaşı

Peygamber Muhammed'in torunu Hüseyin bin Ali'nin Kerbela'da öldürülmesinden sonra Abdullah bin Zübeyr Mekke'ye döndü, Yezid'i halife kabul etmediğini bildirip isyan bayrağını açtı. Hicaz'da ve Arabistan'da durumunu güçlendirmeye koyuldu. Medineliler önce I. Yezid'le durumu görüştüler ve sonra Medine'nin Emevi emirini şehirden atıp Abdullah bin Zübeyr tarafına geçtiler. Abdullah bin Zübeyr, I. Yezid'in Basra'daki Irak ve Kufe valisi olan Ubeydullah bin Ziyad'a karşıt olmak üzere, Irak'ta Kufe'ye bir vali gönderdi. Abdullah bin Zübeyr Mısır ve Suriye'de Emeviler'den hoşlanmayanlar tarafından tutulmaktaydı. Yezid, Basra'daki Irak valisi Ubeydullah bin Ziyad'a Hicaz'a ordusuyla gidip Abdullah bin Zübeyr'in isyanını bastırmasını istedi, ama Ubeydullah hasta olduğu bahanesiyle bunu kabul etmedi. Bunun üzerine Yezid 10.000 kişilik Suriyelilerden oluşan bir orduyu Müslim bin Ukbe El-Murri komutasında Hicaz'a gönderdi. Bu ordu Abdullah bin Zübeyr'i tutan ve çoğu Medineli Müslümanlardan oluşan bir ordu ile Harre bölgesinde savaştı. Bu savaş kanlı ve Medineli kadınlara tecavüzlerin yapıldığı bir katliama dönüştü.

II. Muaviye ve I. Mervan dönemleri

II. Muaviye, hüküm sürdüğü 683-684 yılları arasında, II. Muaviye savaş ve yeniden Hicaz'a hücum taraflısı değildi ve sadece 40 gün halifelik yaptıktan sonra tahtından ve halifelikten feragat etti. Başa geçen I. Mervan hüküm sürdüğü kısa dönemde (684-685) Mısır ve Suriye'yi hakimiyeti altına aldı. Haricilerin de bu dönemde, Irak merkezli bir isyan çıkarmalarıyla birlikte, Abdullah'ın hükûmeti Hicaz bölgesine sıkıştı.

Abdülmelik Dönemi

Abdullah bin Zübeyr, 685 yılında tahta çıkıp halife olan Abdülmelik bin Mervan'ın Haccac bin Yusuf komutasındaki ordusuyla yaptığı savaşı kaybetti ve 692 yılında bu savaşta öldürüldü.

Ayrıca bakınız


Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski